Komiser Nevzat Dizisinin Konusu
14.09.2007
Dizinin Konusu
HÜSEYİN EROĞLU
Saatgece yarısını çoktan bulmuştu. Birden, kapı gümbür gümbür çalmaya başladı. Birileri kapıyı dövercesine yumrukluyordu. İşte o anın geldiğini anladım, beni almaya gelmişlerdi. Kapıyı açtığımda ellerinde kocaman silahlar olan polisler, evin içine doluşuverdiler. Yaşım küçük olduğu için mi korkudan mı bilemiyorum, polisler çok büyük adamlar gibi geldiler bana. Fakat yanlış istihbarat toplamışlardı. Beni, örgütün üst birimiyle, alt birim arasındaki ilişkiyi kuran kurye sanıyorlardı. Karşılarında -cihazlarımı giyemediğim için- yerde emekleyen ve yaşı çok genç birini görünce çok şaşırdılar. Kafalarında oluşturdukları terörist tipine uymuyordum. Karakola götürdüler. Orada daha önceden topladıkları arkadaşlarımı gördüm. Herkese rutin işkence yapıyorlardı. Önce/alaka, kaba dayak ve askıda elektrik verme.. Daha sonra sıra bana geldiğinde, çeşitli dayak ritüellerini uygulayarak istediklerini aldılar. Suçlamaları kabul etmiştim. Fakat bana falaka uygulamamışlardı. Herhalde ayaklarım sakat olduğu için atmadılar diye düşünüyordum. Fakat olay benim düşündüğüm gibi değilmiş. Artık sorgu faslı bitmişti. İfadeler alınmış Selimiye’ye götürülmeyi bekliyorduk. Bizim takımın baş işkencecisi olan Apo bana dönerek, “Hüseyin, senin ayakların hissediyor mu” diye sordu. Bende saf saf, “evet” dedim. Birden büyük bir üzüntü ve kızgınlıkla, “ senin ayaklarının hissetmediğini sanıyodum, keşke falaka da yapaydık” dedi. Çok şaşırdım, aradan 25 yıldan fazla geçti hâlâ şaşırıyorum. Bu nasıl bir zihniyetti? Bu nasıl bir insandı? Görevini eksik yaptığını düşünen bir memur ve bundan dolayı üzülüyordu.
İşte biz polisi böyle öğrendik. Kendilerini böyle anlattıkları için böyle biliyoruz. Ya da siyasi polis böyledir, diğerlerini bilemem. Ahmet Ümit’in yazdığı komser Nevzat, değişik bir polis tipi… Hatta kendisini sevdim diyebilirim. Ahmetle Komser Nevzat’ı ve çizgi romanı üzerine konuştuk. Dilerim birgün bütün polisler, Uğur Yücel, Çetin Tekindor ve Altan Erkekli gibi olur.
» Sevgili Ahmet Ümit, bu ikinci çizgi romanın, Başkomser Nevzat’ın çizgi roman kahramanı olmasının hikâyesi nedir?
Çizgi romana duyduğum ilgi nedeniyle olsa gerek, öykülerimden çizgi romanlar üretilmesine her zaman çok sıcak baktım. Bu konuda daha önce de bir çizer arkadaşla birlikte bir günlük gazetenin ekine ortak çalışmalar yapmıştık. Ne yazık ki devamı gelmedi. Ama ben çevremdeki çizer dostlara, metinlerimden çizgi romanlar üretilmesini istediğimi anlatmayı hep sürdürdüm. Bu isteğimi duyan İsmail Gülgeç’in beni araması heyecanımı iyice artırdı. İsmail Gülgeç, yaptığı işleri çok beğendiğim saygın bir çizer. Daha önce de Yaşar Kemal’in “İnce Memed”ini çizgi roman haline getirerek Avrupa’nın pek çok ülkesinde yayınlanmasını sağlamıştı. Böylece işe koyulduk. İlk adımımız seçeceğimiz öyküler oldu. Kısa sürede öykülerimin kahramanı olan “Başkomser Nevzat”ı çizmek konusunda anlaşmaya vardık. İlk albümümüz “Çiçekçinin Ölümü” Be-yoğlu’nu anlatıyordu. İkinci albüm “Tapınak Fahişesi” ise ülkemizdeki tarikat gerçeğine farklı bir açıdan bakmayı deniyor. İnsanların çaresizlik nedeniyle bilimden uzaklaşıp batıl inançlara yaklaştığı günümüzde, bu çaresizliğin kimileri tarafından nasıl sömürüldüğünü çarpıcı göndermelerle anlatıyor.
»”Tapınak Fahişesi” çizgi romanında Başkomser Nevzat neyi anlatmaktadır?
Başkomser Nevzat çizgi romanı, cinayet masası amiri, deneyimli Başkomser Nevzat ile öfkeli, yalnız ve yabancılaşmanın eşiğindeki Komiser Ali’nin yaşadıkları gerilim ve merak yüklü serüvenleri konu edinmektedir. İkilimizin başından geçen serüvenler, aslında hepimizin yaşayabileceği, gazetelerin üçüncü sayfa haberlerinde her gün okuduğumuz olaylardan oluşmakta. Günümüz İstanbul’unda yalılardan gecekondulara, üniversite çevrelerinden bitirimhanelere kadar farklı mekânlarda her türlü sosyal kesimden insanın başından geçebilecek suçlar… çözülmemiş cinayetler…
»Biz cinayet masası dedektiflerini televizyon dizilerinden tanıyoruz. Genellikle de bu polisler biraz toplumla uyuşamayan, yalnız, başından binbir türlü olaylar geçmiş insanlar.. Bu Amerikan polislerini severiz. Peki, başkomser Nevzat, nasıl bir karakter?
Başkomser Nevzat, ellili yaşlarını süren pek de alışkın olmadığımız bir polis. Ba-Iat’ta tek başına oturuyor. Polisliğe alaylı olarak başlamış, dürüstlüğü, cesareti zaman zaman ona rütbe, zaman zaman da sürgünlük getirmiş. Mesleğin bütün kademelerinde bulunmuş. Başarı kadar başarısızlıkları, mutlulukları, acıları yaşamış, mesleğin iyi yanlarını olduğu kadar kötü yanlarını da iyi bilen bir hayat adamı. Büyük umutlarla başladığı polislik mesleğinin aslında insan öğüten bir değirmen olduğunu fark etmiş ama nedense bu işi bir türlü bırakıp gidememiş. İstanbul’u avucunun içi gibi tanıyan, suçlu psikolojisini iyi bilen biri. Zengin, yoksul, suçlu, masum, toplumun çeşitli kesimlerinden dostları var. Onların hepsiyle de anlaşabilen bir adam. Gelecek konusunda umutlu değil ama mücadaleden de vaçgeçmi-yor. Suçluları yakalarken, bataklıkta sivrisinek avladığının farkında, bu ona mutluluk getirmese de, üzüntü de vermiyor. Sürekli sivil dolaşıyor. Emniyette-kilerin ona büyük saygısı var. Suçluların yakalanmasında, olayların çözümünde kaba kuvvetten çok, aklın ve bilginin ama daha çok vicdanın kullanılması gerektiğine inanıyor. Öne çıkmayı sevmeyen, engin gönüllü bir kişiliği var.
»Başkomser Nevzat Amerikan dizi film dedektifleri gibi değil, bizden biri gibi.. Aynı zamanda Başkomser Nevzat’ın bir tutunamamışlığı da var. Halk bunun için mi Nevzat’ı sevdi? Veya Nevzat’ı anti kahraman yapan ayrıntılar neler?
Karısıyla, kızını yıllar önce kendisi için konulan bir bombanın patlaması sonucu kaybetmiş. Dosya kapatılmış ama Başkomser Nevzat hâlâ karısıyla kızının katilini arıyor ama bulduğu her ipucu onu çıkmaz bir sokağa sürüklemiş. Cinayet masasının başarılı elemanlarından biri olmasına rağmen, karısı ile kızının katilini bulamamış olması, aslında Nevzat’ın süper bir kahraman olmadığını içimizden biri olduğu gerçeğini anlatıyor. Karısıyla kızının ölümünden yıllar sonra Evgenia adında güzel bir Rum kadınla ilişkisi olur. Evgenia, Nevzat’a deli gibi âşıktır. Nevzat da onu sever ama karısının ve kızının anısına duyduğu saygıdan mı yoksa Evgenia’yı korumak için mi, belli olmayan bir nedenle Evgenia ile evlenmez. Bu nedenle gelgitli bir aşk ilişkisi yaşar.
Nevzat’ın en büyük eğlencesi mahalle kahvesinde içtiği nargilesi ile yine aynı kahvede mahalle esnafından Berber Ayhan’la rakısına oynadığı iddialı tavla partileridir. Nevzat milli takımı tutar. Arada bir maça gittiği de olur. Karnıyarıkla pilava bayılır. Vefa bozacısına uğrar, Pelit turşucusuna gider, Balık Pazarı’nda işkembe içtiği bir çorbacısı vardır. Türk Sanat Müziği sever. Müzeyyen Senar’a bayılır. Bu yüzden galiba, halk Komser Nevzat’ı pek sevdi.
‘Başkomser Nevzat’ı Uğur Yücel ve Çetin Tekindor’dan sonra Altan Erkekli oynayacak
“BAŞKOMSER Nevzat”, aslında okurlarımın ve polisiyeye meraklı televizyon izleyicisine yabancı bir karakter değildir. “Başkomser Nevzat”ı konu alan öykülerimden daha önce iki dizi film yapıldı. Biri “Karanlıkta Koşanlar”, diğeri de ” Ş eytan Ayrıntıda Gizlidir”. ” Karanlıkta Koşanlar”da Nevzat’ı Uğur Yücel canlandırmıştı, “Şeytan Ayrıntıda Gizlidir”de ise Çetin Tekindor. Bugünlerde “Kanun Namına” adında yeni bir dizi daha hazırlıyoruz, bu dizide ise Nevzat’ı Altan Erkekli canlandıracak. Başkomser Nevzat’ın kahraman olduğu iki öykü kitabım var: “Agatha’nın Anahtarı” ile “Şeytan Ayrıntıda Gizlidir”. Romanlarımdan ise sadece “Kavim”de Nevzat başkahraman. Kavim de kısmet olursa önümüzdeki yıl Plato Film tarafından çekilecek, filmin başrol oyuncusu ise henüz belli değil.
Random Posts
Kategori: Dizi Filmler
Hadi Yorum Yazalım
You must be logged in to post a comment.