hangi taş büyükse get vur başını
ben bitirdim sana olan aşkımı
senin için akan göz yaşlarımın
damlasına bile layık değilsin
değilsin değilsin ay layık değilsin
senin benim aşkıma layık değilsin
senin benim sevdama layık değilsin
değilsin değilsin ay layık değilsin
değilsin değilsin ay layık değilsin
sen benim aşkıma layık değilsin
sen benim sevdama layık değilsin
ne ararım seni ne de sorarım
ne ararım seni nede sorarım
senin için budur en son kararım
sana değil kendime dir zararım
sen benim aşkıma layık değilsin
sen benim sevdama layık değilsin
değilsin değilsin layık değilsin
değilsin değilsin layık değilsin
sen benim aşkıma layık değilsin
sen benim sevdama layık değilsin
değilsin değilsin layık değilsin
değilsin değilsin ay layık değilsin
sen benim aşkıma layık değilsin
sen benim sevdama layık değilsin
Kan ve gül,gülle diken aşkım ve sen
Birbirine dönük sırt sen ve ben
Bilmem anlatabiliyor muyum?
Seviyorum,seviyor musun?
Ağlıyorum,gülüyor musun?
Özlüyorum,gidiyor musun?
Sevdikçe,itiyor musun?
Peki öyle olsun…
Sarılıp öpen,ağlayıp gülen
Sonra kaçıp giden
Fırtınayla sakin gece,bir bilmece
Bilmem anlatabiliyor muyum?
Karanlık gecede kara sudan zap suyuna giden yol,
Dolunay azaplığında vatanımın,
Ay örgüsü saçlarına vurgun düşmüşüm,
Alın yazımıza vatan ve bayrak, şehitlik yazılmış
En güzel türküyü kurşun söyler özüme,
Ola ki Tendürek ağıdı Cudi, Gabar türkülerinde,
Muhabbeti bulurum bir zaman,
Şahadetse aslanların savaşında,
Ölümsüzlük, şehitlik, bayrak hilalinde,
Can veren, kan veren yiğitler,
Yar gönlümüze düşende, çıktık dağların başına
Karanlık gecede el uzattık hilale,
Vurgun yedik seher rüzgarında,
Gurbet türküleriyle selam ettik yar diyarına,
Savaş türkülerinde kendimizi bulduk,
Vatan türküsüyle huy eyledik her zaman
Kürşat baskınlarında şahadetime destur verilirken,
Tekbir-i ilahi ki bayrağımdaki iman,
Yıldız yüceliğinde vatan olası gönül,
Neylerim, neylerim sensiz acep?
Seninle gezerim Şavşat’ı, Kars’ı,
Seninle inerim Bingöl’den Van’a,
Muş’tan el ederim Adıyaman’a,
Ben deli sevdalar yaşar uykusu geçerken,
Keleş sesinde yas tutarım,
Ölen şehitlerin ardından,
Mimarisi olduğum Anadolu’yu gezerken,
Nasibim bir kurşun olup da, düşersem toprağa,
Eğer, eğer toprak bana asmışsa bağrını,
Damla damla düşüyorsa toprağa kan,
Bayraklara sarılıyorsa tabutlar,
Analar, analar ağlıyorsa yitik erlerinin ardı sıra,
Gelinler, gelinler yas tutuyorsa yiğit erlerinin ardından
Ki Türk devleti öksüz kalacaksa eğer,