Kategori 'Sevgi ve Aska Dair'
Perşembenin geleceği genelde çarşambadan bellidir sözü flörtlerimizle olan ilişkilerimiz içinde geçerlidir. Yaş ve ekonomik durum, kişisel özellik farkları ilişkilerin süresini belirleyici olabilir. İşte ilişkilere dair gerçekçi tespitler..

Erkek arkadaşınız 30′lu, siz 20′li yaşlardaysanız;
O hayatında muhtemelen düzenini kurmuş, sadece heyecan peşinde koşmaktan yorulmuş olacağından ilişkinizin uzun sürmesi mümkün.
Erkek arkadaşınız 20′li, 30′lu yaşlardaysanız;
Onun hayatına, enerjisine ve hızına yetişebileceğine inanıyorsanız tabi ki sakıncası olmaz ama yorucu günlere hazır olun.
Erkek arkadaşınızın ekonomik durumunun sizden iyiyse;
Bu durum erkeklerin kendilerini daha güçlü hissetmelerini sağlar daha rahat olur ve kendilerini daha iyi ifade ederler. Saçma kompleksler içine girmelerine gerek olmadığından ilişkiniz uzun sürebilir.
Sizin ekonomik durumunuz daha iyiyse:
Sizin çok özverili ve anlayışlı olmanızı gerektiren bir ilişki var önünüzde. Uzun süreli olması çok zor.
Siz kurallara bağlı o ise bir kural tanımazsa;
İlişkiniz uzun sürel olabilir zira sizi onda çeken zaten onun rahat ve kuraltanımazlığıdır arada sürtüşmeleriniz olsada onun rahat ve ılımlı tavırları aradaki buzları eritmede yardımcı olacaktır.
Siz kuraltanımaz ve rahat bir karakterken erkek arkadaşınız kuralcıysanız;
İlişkide kontrolu elinde tutan kişi olmak hem onun hoşuna gidecek hem de size kendinizi güvende hissettirecektir. Uzun süreli bir ilişki olabilir.
TavsiyelerTavsiyeler
20.08.2008
Perşembenin geleceği genelde çarşambadan bellidir sözü flörtlerimizle olan ilişkilerimiz içinde geçerlidir. Yaş ve ekonomik durum, kişisel özellik farkları ilişkilerin süresini belirleyici olabilir. İşte ilişkilere dair gerçekçi tespitler..
Erkek arkadaşınız 30′lu, siz 20′li yaşlardaysanız;
O hayatında muhtemelen düzenini kurmuş, sadece heyecan peşinde koşmaktan yorulmuş olacağından ilişkinizin uzun sürmesi mümkün.
Erkek arkadaşınız 20′li, 30′lu yaşlardaysanız;
Onun hayatına, enerjisine ve hızına yetişebileceğine inanıyorsanız tabi ki sakıncası olmaz ama yorucu günlere hazır olun.
Erkek arkadaşınızın ekonomik durumunun sizden iyiyse;
Bu durum erkeklerin kendilerini daha güçlü hissetmelerini sağlar daha rahat olur ve kendilerini daha iyi ifade ederler. Saçma kompleksler içine girmelerine gerek olmadığından ilişkiniz uzun sürebilir.
Sizin ekonomik durumunuz daha iyiyse:
Sizin çok özverili ve anlayışlı olmanızı gerektiren bir ilişki var önünüzde. Uzun süreli olması çok zor.
Siz kurallara bağlı o ise bir kural tanımazsa;
İlişkiniz uzun sürel olabilir zira sizi onda çeken zaten onun rahat ve kuraltanımazlığıdır arada sürtüşmeleriniz olsada onun rahat ve ılımlı tavırları aradaki buzları eritmede yardımcı olacaktır.
Siz kuraltanımaz ve rahat bir karakterken erkek arkadaşınız kuralcıysanız;
İlişkide kontrolu elinde tutan kişi olmak hem onun hoşuna gidecek hem de size kendinizi güvende hissettirecektir. Uzun süreli bir ilişki olabilir.
TavsiyelerTavsiyeler
20.08.2008

Yolda dalgın dalgın yürüken çarpıştığınız insana sırf bu yüzden mi aşık olursunuz? Görünüşünün hiçbir önemi yok mu sizce? Sevdiğiniz renkte bir kıyafet tercih eden, gözlerinize bakan birine mi yoksa hiç sevmediğiniz bir renkte kıyafet giyen ama yine de gözlerinize bakan birine mi aşık olursunuz? Tabiki tüm kadınların tercihi birinci seçenekten yana..
Günlük kıyafetlerde tercih edilen renklerin ne kadar önemli olduğunu bu örneğe bakarak anlayabilirsiniz ancak renklere göre kişilikler hakkında bilgi edinmek için yazıyı okumanız gerekecek.
Aşık olduğunuz kişinin rengine bakıp kişiliği hakkında önceden bilgi sahibi olabilir ya da kendinizi daha yakından tanıyabilirsiniz.
Kırmızılar: Genellikle kendilerini daha çok fiziksel özellikleriyle ifade etmeyi seven, sağlam iradeli, güçlü ve gerçekçi kişilerdir. Çoğu kırmızı renk insanı için ilişkiler zordur, zira doğaları yalnız yaşamaya meyillidir.
Turuncular: Gerçekçi olmalarının yanında, dünyayı umursamaz tavırlar sergileyebilirler. Sürekli bir meydan okuma bir zafer kazanma iddiası içindedirler.
Mürdümler: Topluma ayak uydurmak, herkes gibi olmak gibi uğraşları yoktur. Zaman zaman asosyal olabilmekle beraber tam tersi eğilimler içinde de olabilirler.
Sarılar: Genel çizgileriyle eğlenmeyi seven sosyal kişiliklerdir. Sağlıklarına düşkün insanları temsil ederler, egzersiz yapmak onlar için bir zevktir. Uzun yaşama eğilimleri vardır. Flört etmeyi sevmekle beraber uzun ilişkilerden çekinirler.
Ten Renkleri: Soğukkanlı, istikrarlı kişilikleri temsil ederler. Garantici tavırlar içinde olmalarından olacak ki sabit maaşı tercih ederler. Duygusal dünyalarındansa gerçekçi planlarından bahsetmekten zevk alırlar.
Yeşiller: Hatalarını kabul etmemeleri, para odaklı yaşamaları, gösterişe lükse meraklı olmaları genel özellikleridir. Kontrolü ellerinde tutmak isterler.
Maviler: En duygusal, en verici, en fedakar kişilikleri temsil ederler. Kendilerini yaralayan aşk illişkilerini dahi bitirmekte zorluk çekerler.
Morlar: Genel hatlarıyla karşı cinsin ilgisini çekecek hatlara sahiptirler. İstedikleri konularda insanları ikna edebilecek karizmaya sahiptirler. Evde oturmak onlara göre değildir, birşeyler yapanın peşindedir sürekli. Kolaylıkla depresyona girebilir, ilişkilerinden cabuk sıkılırlar.
Çivit Mavileri: Asla suçluluk hissetiremeyeceğiniz kişilikleri temsil eder. Yetenekleri zamana meydan okur. Önsezileri güçlüdür.
Eflatunlar: Maneviyata düşkün insanlardır. Yumuşak ve bol kıyafetler giymekten hoşlanırlar, genellikle gergin görünürler. Plansız ve hayalperesttirler.
TavsiyelerTavsiyeler
20.08.2008
Kadınlar erkeklerin bazı davranış ve alışkanlıklarını çoğu zaman görmezden gelebiliyorlar ancak bazıları var ki sabırlarını zorlayabiliyor.
İşte kadınların bir erkekte katlanamadığı davranış veya alışkanlıkları..
1- Maç izleyen bir erkeğin 90 dakikalığına hayattan koptukları ve kadınların da bunun bir türlü önüne geçemediği bir alışkanlık olduğu aşikar. Hiçbir şeyin etkili olmadığını düşündüğünüz bu noktada sorunun üstesinden gelecek tek kişi yine sizsiniz. Maç keyfini bozmadan yine ilgisini üzerinize çekmeyi başarmak sizin elinizde.. Konuyu kendi lehinize çevirerek devre arasında konuşmayı teklif edin. Maçtan daha önemli olsuğunuzu göreceksiniz.
2- Erkekler genellikle plan yapmak için kadınların kendilerini aramasını beklerler. Nereye gideceğinizi, ne yapacağınızı planlamak zorunda kalmak sizi çıldırtıyor ve “görüşmek istiyor mu istemiyor mu” gibi sorulara neden olması sizi yoruyor olabilir. Halbuki birkaç gün öncesinden size danışarak bir plan yapmaları ve paylaşmaları ne kadar da zarif bir hareket olur değil mi? Bunun tek çözüm yolu partnerlerinizle açık konuşmak..
3- Tek kelimelik cevaplar almak tüm kadınları çıldırır, her ne kadar partneriniz hep çok konuştuğunuzdan şikayetçi olsa da sinirli anlarda ağzınızı bıçak açmadığının da farkındalar. Partnerlerinize onlardan bir yazar kadar düzgün cümleler beklemediğinizi anlatın ve onlarında konuşmasını sağlayın.
4- Partnerinizi yakın arkadaşlarınızla dışarı çıkarken plana dahil etmeniz onu önemsediğinizi gösterir. Ancak onlar zaman zaman bunu anlayamayabilirler, aslında onlardan istenilen sadece ilgili bir tavır sergilemeleridir. Çözüm yine her zaman olduğu gibi konuşmak; ne istediğinizi ve ne beklediğinizi konuşmaktan geçiyor.
BirliktelikBirliktelik
20.08.2008
Aynı şeylerden mi hoşlanıyorsunuz yoksa farklı zevkleriniz mi var? Gerçek bir çift olabilecek misiniz? İşte uzun soluklu bir ilişki yaşayıp yaşamayacağınızı anlamanızın bir düzine yolu..
1. Protokol
Yemek siparişi verirken, kapıdan çıkarken ya da birlikte yemek yaparken bencil mi? Yani partneriniz kapıdan ilk kendi çıkıyor, yemek siparişi verirken kendi damak zevkini dikkate alıyor ya da yemek yaparken size yardım etmiyorsa ben merkezli biri olabilir. Her zaman verici olabilecek misiniz?
2. Politika
Libnareal ya da muhafazakar? Toplum hakkındaki görüşleriniz ne kadar uyuşuyor? Politik hassasiyetiniz ilişkinizi ne kadar etkiliyor bir düşünün. Görüşleriniz ilişkinize yansıyorsa yeniden düşünün.
3. Televizyon
Sitcom ya da Haberler? Siz magazin programlarını izlemekten hoşlanıyorsunuz ancak partnerinizin bir entellektüel olduğunu farkeedebilirsiniz. Partnerinizin her gün dünyada oılup bitenleri izleyen biri olmasını mı yoksa dünya olaylarından kopuk biri olmasını mı istersiniz?
4. Para
Partneriniz buluştuğunuz zaman sizin için para harcıyor ya da sizden hesaba dahil olmanızı istiyor olabilir. Partnerinizin para konusunda cimri, eli açık ya da ortak olmasını mı istersiniz?
5. Stres
Rahat ya da sinirli. Sinirlendiği zaman ne yapıyor? İlişkinizde sorun olduğunda sizinle kavga mı ediyor yoksa sakin bir şekilde konuşarak anlaşmaya mı çalışıyor? İlişkinizde en ufak krizde kavgacı bir kişiliğe bürünüyorsa dikkat edin.
6. Sohbet
Sizin a da onun hakkında? Bir araya geldiğinde hep kendisini mi anlatıyor yoksa siziden mi bahsediyor? Dünyanın sadece kendisinin etrafında döndüğüne inanarak anlatmasına tahammül edebilecek misiniz?
7. Hayvanlar
Kurt ya da köpek? Siz korktuğunuz halde bunu görmezden gelip hayvan mı besliyor? Hatta ona sizden daha çok mu değer veriyor? Durup bir kez daha düşünün.
8. İletişim
Dinleyen ya da dinlemeyen? Onunla bir konuyu konuşurken sizin onun kuralları dışına çıktığınızı mı düşünüyor? Bunun üstesinden gelebilecek misiniz?
9. Yabancılar
Kibar ya da kaba? Size ve dışarıdaki insanlara nasıl davranacağı konusunda endişeleriniz var mı? Örneğin giyiminiz konusunda size nasıl davranır? Kısıtlamaları veya kuralları var mı?
10. Öncelikleri
Aile ya da iş? Partnerinizin önceliğinin hangisi olduğunu düşünüyorsunuz? Aile üyesinin hastalığı mı yoksa iş seyahati mi? Bu gibi tercihlerle yüzleştiğinizde seçiminiz ne oluyor? Siz ya da çocuklarınız hastayken, iş seyahati yüzünden bineceği uçağı önemsiyorsa yeniden düşünün.
11. Görünüm
Formda ya da şişman? Yemesine, egzersizine dikkat eder mi, kendine bakar mı? İleri de şiman ve özgüveni eksik biriyle mi olmak istersiniz?
12. Güven
Güçlü ya da zayıf? Ruhsal olarak nasıl olduğunu merak ediyorsanız onunla ilgili çoğu şeyi bilmelisiniz. Hayata dair bakışını, hayal kırıklıklarını ve kendine olan güvenini öğrenin. Ona ne kadar güveniyorsunuz ve o kendine ne kadar güveniyor?
BirliktelikBirliktelik
20.08.2008
Partnerinizi sahiplenen bir yapınız var mı yok mu? test edin..
1- Cumartesi gecesi dışarıda eğlenmeyi planlıyorsunuz, tam giyinip hazırlandığınız sırada sevgiliniz arayıp kendini iyi hissetmediğini söylüyor, tepkiniz?
A- Sıcak bir şeyler içip dinlenmesini önerir, telefonu kapatır kapatmaz yeni bir plan için arkadaşlarımı ararım
B- Hemen yanına gider ona sıcak bir çorba yapıp yalnız bırakmam
2- Sevgilinizi eski sevgilisiyle kahve içerken bir cafe de görüyorsunuz… Ne yapardınız?
A- Önemli bir şey olsa zaten anlardım biten bitmiş arkadaşça bir kahve noolcak ki..
B- Hemen yanlarına gider kıyameti koparırdım.
3-Sevgiliniz arkadaşlarıyla gece dışarıdayken…
A- Bende kendi arkadaşlarımla çıkarım
B- Acaba beni aldatıyor mu diye endişelenirim
4- Sevgilinizle beraber bir partideyken…
A- Herkes istediği şekilde takılır, ama partiden beraber ayrılırız
B- Parti bitene kadar beraber takılırız
5- Sevgilinizin telefonunu karıştırır mısınız?
A- Hayır
B- Evet
6- Sevgilinizle beraber zaman geçirmek yerine arkadaşlarıyla veya ailesiyle daha çok zaman geçirdiği için sık sık kavga ediyor musunuz?
A- Hayır
B- evet
7- Sevgiliniz size danışmadan büyük bir şey aldığında bozulur musunuz?
A- Hayır
B- Evet
8- Dışarıda kar yağıyor ve sevgiliniz önünü kapatmadan ya da atkısını almadan dışarı çıkıyor, tepkiniz?
A- Çocuk değil, bir kere hatırlatırım gerisine kendi karar versin
B- Hayatta çıkamaz!
9- Birlikte bara gittiniz ve güzel bir bay/ bayan sevgilinizi süzüyor…
A- Ne kadar şanslı olduğumu düşünüp gurur duyarım
B- Rahatsız olurum ve oradan gitmek için hemen bir bahane uydururum
10- Sevgilinizle ne sıklıkta telefonlaşıyorsunuz?
A- Günde 1 veya 2
B- Fırsat buldukça ararım
A’lar çoğunluktaysa: Rahat ilişkileri seviyorsunuz! Sahiplenmek veya sahiplenilmek pek sizin tarzınız değil. Siz; herkesin rahat olduğu, birbirini sıkmadan istediğini yaptığı tipteki ilişkilerden hoşlanıyorsunuz.
B’ler çoğunluktaysa: Tam anlamıyla sahiplenicisiniz! Bir ilişki yaşarken sevgilinizin kendini tamamıyla sizin kollarınıza bırakmasını istiyorsunuz. Dikkat edin, bu kadar sahiplenilmek karşı tarafı bunaltabilir!
BirliktelikBirliktelik
20.08.2008
Karşınızdakinin anlattıkları yalan mı doğru mu?
1.Tutarsızlık
Yaptıkları ile anlattığı arasında tutarsızlık var mı yok mu bakabilirsin
2.En ummadığı soruyu sor
Yalan söyleyen bir insanın mutlaka iyi ve sağlam bir hikâyesi vardır. Ve sizin ne sorabileceğinizi bilerek yanıt verirler İnternetteki web yalanlarını yakalamak için yalan söylediğiniz kişiyi iyice izleyin. En umulmadık bir anda hazır olmadıkları bir konuda bir soru yöneltin.
3- Davranışlarını değerlendir
Yalanın en önemli göstergelerinden biri davranışlardaki değişiklidir. Genel olarak heyecanlı olan biri sakinse veya sakin biri heyecanlıysa dikkat edin farklı bir şeyler oluyor demektir.
4- Duygulardaki samimiyetsizlik
Çoğu insan sahte gülümseyemez Zamanlama hatası vardır ve normal gülümsemeden çok daha uzun sürer veya diğer davranışlarla karışır. Bazen kızgın yüzle, gülümseme iç içedir. Dudaklar doğal gülümsemeden daha küçük ve daha cansızdır.
5- İçten gelen tepkilere dikkat
İnsanlar genellikle yalanlarını geçiştirirken şöyle der; ‘İçten gelen bir tepki veya kadına, erkeğe özgü bir sezgi’ ama bu doğru duyguların sapmasından başka bir şey değildir. İçgüdüler yalanların açıklamasında inandırıcı değildir.
6- Çok küçük hareketleri izle
Çok küçük hareketler mimikler ifadelerin ön açıklamasıdır. Genellikle ikinci dakikanın 25. sn civarında bir gizli duyguyu anlatır. Yani bir kişi çok çok mutlu görünüyorsa gerçekte bazı şeyler için üzülüyor olabilir. Gerçek duygusunun anlaşılmasından duyduğu korku bir an için yüzünde belirir. Gizlenen korku, mutsuzluk, kızgınlık, kıskançlık her neyse bir göz kırpması anı kadar kısa sürede yüze yansır. Bunu yakalamak büyük bir hünerdir. Yapılan araştırmalarda hemen hemen katılanların %99′u bu mikro mimikleri işaretleri göremedi fakat bu bir saatten daha kısa zamanda öğrenilebilir Mikro hareketler sebebi söylemez. Sadece gizlenen bir duygu olduğunu gösterir.
7- İnkâr etme
Yalan söyleyen kişinin hareketleri, söyledikleri, ses tonu, mimikleri birbirini tutmaz. İnkârı gösteren bazı davranışlar vardır.
8- Endişe veya tedirginlik
Karşınızdaki konuşurken gözlerinize bakamıyorsa ve bu onun her zaman ki hali değilse yalan söylediğinden şüphelenebilirsiniz. Uzağa bakıyor terliyor ve tedirgin endişeli bakıyorlarsa hiçbir şey normal değildir.
9- Çok çok fazla detaycılık
Eğer birisine ‘Nerede kaldın?’ diye sorduğunuzda karşınızdaki ‘Markete gittim ve yumurta süt şeker almam gerekiyordu ve bir köpeğe çarptığım için çok yavaş gitmek zorunda kaldım’ gibi detaylı olarak bir şeyler anlatıyorsa yalan söylediğinden şüphelenebilirsiniz. Çok fazla detay onları içinde bulundukları durumdan kurtulmak için düşünülen bütünlük içeren bir yalan olabilir.
10- Gerçeği görmemezlikten gelme
Birisine gerçeği anlatmak yalan söylemekten daha fazla kabul edilir. Herkesin bildiği bir şeyin arkasına sığınarak yalan söylenebilir. Böylece insanların kafası karışır ve söylenilenin doğru olabileceği düşünülür.
BirliktelikBirliktelik
20.08.2008
Evlilik ve Aile Terapisti Terri Orbuch, çiftlerde yaygın olarak karşılaşılan 7 ilişki sorununu ve çözümlerini tespit etti. Siz de bunlara bakarak sorunlarınıza dışarıdan bir bakış açısı yakalayabilir ve çözüm önerilerine göz atabilirsiniz.
1- Dürüst olmama, güvensizlik
Güven ilişkilerin en önemli parçasıdır. Partner ilişkide karşısındakine güvenmediği zaman rahat hissetmez ve ona kalbini açmaz. Aldatıldığından şüphelenen kişilerse bunu davranışlarına yansıtabilir. Orbuch, bu noktada çiftlere “dürüts konuşmalarını” öneriyor. Çiftler, yaşadıklarını ve hissettiklerini birbirlerini kırıp incitmeden dürüstçe söyleyebilmeliler. Güvenilir bir partnere sahip olmalı ve güvenme yeteneğinizi de geliştirmelisiniz.
Yazar Mary Jo Fay’in aşağıdaki önerileri partnerinizle aranızdaki güveni geliştirmenize yardımcı olabilir.
Tutarlı olun.
Zamanında olun. Eğer geç kalacaksanız arayın ve geç kalacağınızı söyleyin.
Partnerinize veya başkalarına yalan söylemeyin. Beyaz yalanlar bile olsa söylemeyin.
Açık olun, tartışırken bile dürüst davranın.
Başkalarının duygularını incitmemek için hassas olun. Aynı düşüncede olmasanız bile bunu partnerinizin duygularını incitmeden konuşun.
Ivır zıvır işlerinizi paylaşma konusunda açık olun.
Partnerinizin sınırlarına saygı duyun.
İyi bir dinleyici olun.
Birşeyler yanlış gittiğinde aşırı tepki göstermemeye özen gösterin.
Eski konuları tekrar gündeme getirmeyin. Önceki söylediklerinizi hatırlayın ve geri alamayacağınız şeyler söylemeyin.
Kıskanç olmayın.
2- Seksle ilgili sorunlar…
Orbuch, partnerlerin birbirlerine aşık olsalar bile seksle ilgi sorunlar yaşayabileceklerini belirtiyor. Seksle ilgili sorunlar ya da farkjlı istekler çiftlerin doğal ilişkilerine olumsuz yansıyabilir. Söz konusu seks olduğunda çoğu çift hissettiklerinden farklı davranabilirler. Orbuch çiftlere “fantazileri, ne kadar sıklıkta seks yapmak istedikleri, ne tür şeyler denemek istedikleri” gibi konularda konuşmalarını öneriyor. Tutku “yenilikle” doludur. Partnerinizle “yeni ve heyecanlı şeyler yapın” diye öneriyor.
3- İletişim yeterli değilse..
Çoğu insan günlük yoğunluk nedeniyle iletişim kurmayı, birşeyler paylaşmayı unutuyor. Orbuch, “iletişim kurmak sadece çocukların sorunları, işle ilgili sıkıntıları paylaşmak değil, hayallerinizi ve hedeflerinizi paylaşmaktır” diye belirtiyor. Orbuch çiftlerin en az 5 dakikalarını üz yüze, e-maille ya da telefonla, iş, çocuklar ve diğer programları dışında konuşmalar için ayırmalarını öneriyor. Bu yüz yüze, e-maille ya da telefonla olabilir diye belirtiyor. Orbuch, “bu çift olarak çocuklar olmadan en önemli aktivitenizi yapın ve akşam yemeğine çıkın” diye öneriyor. İletişimle ilgili sorunlarınızı ikiniz çözemiyorsanız uzman bir kişiye başvurmanız da yarar var.
4- Parasal sorunlar..
Parasal konular çoğu çiftlerin en önemli sorunudur.. Orbuch, para konularının ne kadar kazandığından nasıl harcadığına, yatırım kararlarına, para biriktirmelerine kadar birçok kon uyu içerdiğini belirtiyor. Paranın hassas bir konu olduğunu ve çoğu insanın konuşmaktan hoşlanmadığını belirten Orbuch, her 3 ayda bir parasal konularda konuşma yapılmasını ve iş listesine eklenmesini öneriyor. Yatırım hedeflerinizi, new kadar harcayıp ne kadar biriktirdiğinizi kısa bir liste yapın. Finansal konularda yalnız olmadığınızı bilin.
5. Ev işleri..
Orbuch, “Evde kimin ne yapacağı çiftler arasındaki çatışma kaynağıdır. Kadınlar kendilerini bir takımın parçası gibi hissetmeliler. Yüzde 50 yüzde 50 paylaşım olmasa da açık olmalıdır” diye vurguluyor. Umutsuz ve kızgın olmadığınız zaman ev işleriyle beklentilerinizi ve isteklerinizi paylaşın. Partnerinizin çöpü çıkarmasını mı, akşam yemeği yapmasını mı istiyorsunuz? Beklentileriniz ile yapabileceklerinizi değerlendirin, ortak bir iş planı oluşturun.
6. Tartışmaları yönetmek..
Çoğu çift zaman zaman tartışır. Ufak tefek tartışmalarda idare etmek çok önemli değildir. Elle vurma, sözlü taciz, çekme gibi davranışlar yıkıcıdır. Çiftlerin konuşarak anlaşmayı denemesi daha doğrudur. Tartışma sırasında kendinize hakim olamıyorsanız biraz zaman geçtikten sonra tekrar konuşmayı deneyin. Uzun bir yürüyüş yapın, açık havaya çıkın. Kızdığınızda düşüncelerinizi hemen telefona sarılıp anlatmayın. Orbuch, “Partnerinizin ne söylediğini dinlediğinizden emin olun ve ön yargılı yaklaşmayın. İletişim boyunca algılarınızı açık tutun, açık fikirli olun ve konuşmaya gerekmedikçe müdahale etmeyin” diye öneriyor.
7. Ana konularda uyuşma
Orbuch, hobiler, ilgi alanları gibi bazı konularda her zaman uyuşulamadığını belirtiyor. Çiftlerin çocuklar, inançlar, yaşam tarzı gibi önemli noktalarda uyuşmaları gerektiğini vurguluyor. Orbuch, “Çiftler tüm konularda aynı düşünecek diye bir durum elbette yok. İlişkinizde sizin için önemli konularda aynı düşünmeniz yeterli. Eğer bir tane çocuk istiyorsanız ve partneriniz istemiyorsa gerçekçi bir değerlendirmeye ihtiyacınız olabilir” diye belirtiyor.
İlişkinizde herhangi bir problemi çözerken göz önünde bulundurmanız gereken hususlar;
Psikolog Karen Sherman, çiftlerin sorunlarını çözerek mutlu olmalarına yardımcı oluyır.
İşte Sherman’ın önerileri..
1. Karşınızdakine saygı duyun. Konuşurken ve davranışlarınızda saygılı olun. İnsanlar içinde partnerinizi küçük düşürmeyin, utandırmayın. İlk randevuda sadece konuşarak birbirinizi tanımaya çalışın.
2. Karşınızdakini takdir edin. Teşekkür ederek ona değer verdiğinizi gösterin.
3. Gerçekçi olun. Filmlerdeki gibi her zaman aklınızdan geçenleri anlayacağını düşünmeyin. İsteklerinizi doğrudan söyleyin.
4. İkinizin farklı kişiler olduğunu, farklı ailelerden geldiğinizi ve farklı yetiştiğinizi aklınızdan çıkarmayın. Partmerinizle farklılarınızı bıkıp usanmadan öğrenin ve buna göre davranın.
5. Mizahı kullanın. Daha çok eğlenmenizi sağlayacak şeyler deneyin
BirliktelikBirliktelik
20.08.2008
Onceki Yazilar