Kategori 'Kultur Ve Sanat'
Bıyık gücü, sakal ise dinî âidiyeti temsil ederdi
Bıyık-sakal sosyolojik gerçekliğimiz mi? HABERTURK.COM yazarı Murat Bardakçı’ya sorduk..
05.07.2008 14:46

Bıyık, Türkler’de bir yerde erkeklik, kişilik ve güç sembolüdür ve Türkler geçmişte hep bıyıklı olmuşlardır. Sakalın temelinde ise, dinî gerekçeler vardır.
Tansu Çiller’in başbakan olduğu 1990’lı yılların sonlarındaki bıyık tartışmalarını hatırlayalım: Başbakan Çiller’in bıyıklı erkeklerin çokluğundan yakınmasından sonra birdenbire bir “bıyık kesme” modası başlamıştı ve konu o zaman geniş şekilde gündeme gelmişti. Tartışmaların sonucunda varılan nokta, bıyığın bir tür güç gösterisi olduğuydu.
Bıyık bence sosyolojik, hattâ psikolojik bir hadisedir ve zamanla kendine mahsus bir stil ve moda da yaratmıştır. “Kaytan bıyık”, “pos bıyık”, “Bekçi Murtaza bıyığı” yahut “Kayzer Vilhelm bıyığı” gibi… Türkler tarih boyunca genellikle hep bıyıklıdır ve güç alâmeti olan bıyık, zamanla moda haline de gelmiştir.
Sakal ise şimdilerde bir moda yahut bazı kesimlere âidiyeti gösteren bir semboldür ama geçmişte temelinde hep dini öğeler varolmuştur. Sakal bırakmak gelenekte sünnettir, yani Hazreti Muhammed’in yolundan gitmektir. Peygamber sakallıdır, dolayısıyla sakal bırakmak da eski tâbiriyle onun “güzel hasletlerine” uymaktır.
Kıt’a Arabistanı’nda, özellikle de Suudi Arabisan’daki din adamlarına dikkat edin: Hepsi sakallıdır ama çoğunun bıyığı yoktur. Çenede bir şakaktan diğerine uzanan oldukça uzun sakalları vardır ve bıyıklarını kesmişlerdir. Bu model, Peygamber’in sünnetine tam olarak uymuş olunduğunu gösterir.
Eski yüzyıllarda ilk defa sakal bırakacak olanlar için “sakal töreni” demek olan “lihye merasimi” düzenlenmesi âdettendi ve bu, dualar refakatinde yapılan dinî bir törendi. Bugün Türkiye’de çeşitli müzelerde, camilerde ve bazı evlerde muhafaza edilen, adına “lihye-i saadet” veya “sakal-ı şerif” denen Hazreti Muhammed’e ait sakal tellerine gösterilen saygı, işte bu geleneğin devamıdır. Hattâ, vaktiyle ordunun başında savaşa giden padişahlar yanlarında bir bohça içerisinde sakal-ı şerif de götürürler ve bohça cesaret vermesi maksadıyla askerin arasında, başların üstünde dolaştırılırdı.
Sakal, geçmişte, işte bu nedenle erkekler için son derece önemliydi ve zamanla o da kendi modasını yarattı. “Top sakal” dediğimiz dinî âidiyeti gösteren model yani “sünnete uygun sakal”, “keçi sakalı” dediğimiz entellektüel görünümlü model yahut son zamanlarda yaygınlaşan “kirli sakal” biçimi geleneğin zamana uymuş uzantılarıdır.
RESİMALTI:

Hazreti Muhammed’in bohça içerisinde muhafaza edilen sakalının kılı, 17. yüzyılda girişilen bir savaş sırasında cesaret vermesi maksadıyla askerin arasında dolaştırılıyor.
Kultur Ve SanatKultur Ve Sanat
07.07.2008
Yolu Hollywood’dan geçen ünlüler
Dünya Sineması’nın gerçek er meydanı Hollywood’dan hangi oyuncularımız geçti?
02.04.2008 09:22
Türk Sineması’nda Muzaffer Tema ile başlayan Hollywood yolculuğunun son iki ismi Nurgül Yeşilçay ve Kenan İmirzalıoğlu olacak. Amerikan yapımcıları ikilinin peşine düştü.
Tüm oyuncuların hayalini sinemanın kalbinin attığı Hollywood süsler. Muzaffer Tema ile başlayan bu yolculuğa birçok oyuncu da katıldı. En son ise ‘Kabadayı’ filmiyle adından söz ettiren genç ve yakışıklı oyuncu Kenan İmirzalıoğlu, ‘Rambo’, ‘Terminatör’ gibi unutulmaz filmlere imza atan Amerikalı yapımcı Mario Kasar ile görüşüyor.
KENDİMİ ŞANSLI BULUYORUM
İmirzalıoğlu, yaz aylarında Amerika’da olacak. Yaşamın Kıyısında’ filminde başrol oynayan ve geçen yıl Cannes Film Festivali’nde dikkatleri üzerine çeken Nurgül Yeşilçay da Hollywood’a açılmak için ilk adımını attı. Johnny Depp, Harrison Ford, Liv Tyler gibi starların bağlı olduğu United Talent adlı ajanstan teklif alan Yeşilçay, “Kendimi çok şanslı buluyorum. Uluslararası yapımlarda yer almayı isterim. Ama bu üçüncü sınıf bir Hollywood filmi olmamalı” demişti.
DENİZ AKKAYA: Tamer Karadağlı ile ünlü manken ‘Living and Dying’de birlikte rol aldı. Film çekilmeye başladığında Amerika’da ‘Türkler’e Hollywood kapısı açıldı’ denildi. Ancak film hasılat yapamadı.
ZUHAL OLCAY: Üçüncü evliliğini 1992′de Londra’da tiyatro oyuncusu Haluk Bilginer ile yaptı. Aynı yıl ‘Indiana Jones’ adlı Hollywood yapımında eşi ile birlikte oynadı. Ne var ki, bu film onun için Hollywood kapılarını açmadı.
ŞANSLARINI DENEYENLER
MUZAFFER TEMA: Hollywood’a ilk ayak basan oyuncumuz Muzaffer Tema oldu. 1950′de Joan Fontaine ile oynadığı filmle şansını deneyen Tema, ne yazık ki küçük rollerde yer aldı.
SALİH GÜNEY: 1970′lerde şansını denemek için Amerika’ya giden Salih Güney çok istemesine rağmen bir Türk oyuncu olarak Hollywood’da başarılı olamadı.
TUBA ÜNSAL: Yönetmenliğini Alejandro Chomski’nin yaptığı, başrollerini Denise Richaids’in oynadığı ‘Beatiful Life’ filminde Türk kızını oynadı. Ünsal, hem oyunculuk eğitimi almak hem filmlerde rol bulabilmek ümidiyle yeniden Los Angeles’a gidecek.
NEHİR ERDOĞAN: ‘Broken Angel’ adlı filmde ‘Starship Troopers’ın ünlü oyuncusu Patrick Muldoon ile kamera karşısına geçti. Erdoğan da Hollywood mücadelesini sürdürüyor.
MELTEM CUMBUL: Los Angeles’ta yaşarken ‘The Lost’ filminin yıldızı 23 yaşındaki Marc Senter ile bir yıl süren bir aşk da yaşadı. 2 yıl orada kalan Cumbul’un Hollywood macerası ‘The Alphabet Kiler’ filmiyle başladı. Daha sonra da ‘A Beatiful Life’ta oynadı. Onu hâlâ Hollywood hayalleri süslüyor.
Bugün
Kultur Ve SanatKultur Ve Sanat
02.04.2008
”Ustalara Saygı” etkiliği kapsamında sanatçı dostları Karaca için bir araya gelecek
Beşiktaş Belediyesi Kültür Sanat Platformu tarafından düzenlenen ”Ustalara Saygı” etkinliğinde merhum sanatçı Cem Karaca, 64′üncü yaş gününde sanatçı dostları ve hayranları tarafından anılacak.
Konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamaya göre, 7 Nisanda Melih Cevdet Anday Sahnesi’nde düzenlenecek etkinlikte, Cem Karaca’nın Ayhan Yener, Aydın Şeref, Bülent Ay, Nevzat Yılmaz ve Zafer Şanlı’dan oluşan son grubu ”Yol Arkadaşları”, hem sanatçının sevilen eserlerinden örnekler yorumlayacak, hem de gece boyunca sahneye gelen müzisyen konuklara eşlik edecek.
Cem Karaca’nın hayatından kesitlerin de sunulacağı geceye Asu Maralman, Baha Boduroğlu, Bora Gencer, Cahit Berkay, Can-Ceyhun-Sümer üçlüsü, Deniz Kavukçuoğlu, Ercan Karakaş, Garo Mafyan, Genco Sabancı, Gürkan Vural, İlham Gencer, İzzet Öz, Korkut Koray, Mehmet Soyarslan, Murat Kekilli, Müjde Ar, Nil Burak, Orhan Kahyaoğlu, Ohannes Kürkçü ve Serap Aksoy Gürkan konuk olarak katılacak.
”Ustalara Saygı” etkinlikleri 28 Nisanda Pınar Kür için düzenlenecek geceyle devam edecek.
AA
Kultur Ve SanatKultur Ve Sanat
02.04.2008
Ismet Paşa
savaşlar Kazanmış Muzaffer Bir Kumandan…
inatçı Bir Diplomat…
cumhuriyet Kurmuş Bir Devlet Adamı…
kafasında 40 Tilkiyi Kuyruklarını Birbirine Değdirmeden Gezdiren Bir Politikacı…
ideal Bir Eş…
örnek Aile Babası…
kimine Göre İse Tek Parti Döneminin Astığı Astık, Kestiği Kestik Diktatörü… Ülkenin Unutulmaz “milli Şef”i…
hayranları Kadar Düşmanları Da Oldu; Sevenleri Kadar Nefret Edenleri De…
ama Kimse Onu Görmezden Gelemedi.
bu Belgesel “2. Adam”ı Görmeyenlerle, Görmezden Gelenlerle Yeniden Tanıştırıyor
Ismet Paşa
Kultur Ve SanatKultur Ve Sanat
14.09.2007
Filmin adı : DEHŞET GECESİ
Orijinal adı : Fall Down Dead
Yönetmen : Jon Keeyes
Oyuncular : Udo Kier, Dominique Swain, Mehmet Günsür, David Carradine, R. Keith Harris, Monica Dean, Jennifer Alden, Austin James, Karine Darrah, Lexi DiBenedetto
Senaryo: Roy Sallows
Görüntü Yönetmeni: Richard Clabaugh
Kurgu: Robert J. Castaldo
Müzik: Pınar Toprak
Yapım Tasarımcısı: Eric Whitney
Yapımcı: Brandon Baker, Ron Gell, Nesim Hason
Süre: 93 dk.
Yapım: ABD, New Films International - Türkiye (2007)
Dağıtımcı: Best Line Pictures
Gösterim tarihi: 20 Temmuz 2007
Basının “Picasso” diye tanımladığı katil (Udo Kier) öldürdüğü kurbanlarını, klasik sanatçıların ünlü işlerine öykünerek tasarladığı sanat eserleri gibi görmektedir. Garsonluk yapan Christie (Dominique Swain) gece vardiyası sonrası evine dönerken “Picasso” denilen katilin işlediği bir cinayete tanık olur. Dehşete kapılan Christie, yakınındaki bir iş merkezinin güvenliğinden sorumlu görevliyi (David Carradine) kendisini içeri alması için ikna eder ve polisi arar. Olay yerine gelen polis memurları Stefan (Mehmet Günsür) ve Lawrence (R. Keith Harris), Christie’nin “Picasso” lakaplı katili gördüğünü zanneden insanlardan birisi olduğunu düşünür. Bu arada katil, Christie’nin saklandığı binaya adım adım yaklaşmaktadır.
Dead Dehşet Down Fall Gecesi Kultur Ve SanatDead Dehşet Down Fall Gecesi Kultur Ve Sanat
01.08.2007
Filmin adı : KARA YILAN İNLİYOR
Orijinal adı : Black Snake Moan
Yönetmen : Craig Brewer
Oyuncular : Samuel L. Jackson, Christina Ricci, Justin Timberlake, S. Epatha Merkerson, John Cothran Jr., David Banner, Michael Raymond-James, Adriane Lenox, Kim Richards, Neimus K. Williams

Senaryo: Craig Brewer
Görüntü Yönetmeni: Amy Vincent
Kurgu: Billy Fox
Müzik: Scott Bomar
Yapım Tasarımcısı: Keith Brian Burns
Yapımcı: Stephanie Allain, John Singleton
Süre: 115 dk.
Yapım: ABD (2006)
Dağıtımcı: UIP
Gösterim Tarihi: 27 Temmuz 2007
Devamını okuyun…»
Black Kara Yılan Kultur Ve Sanat Moan Snake İnliyorBlack Kara Yılan Kultur Ve Sanat Moan Snake İnliyor
01.08.2007
Filmin adı : DEHŞET GEZEGENİ
Orijinal adı : Grindhouse: Planet Terror
Yönetmen : Robert Rodriguez
Oyuncular : Bruce Willis, Rose McGowan, Marley Shelton, Naveen Andrews, Freddy Rodriguez, Josh Brolin, Jeff Fahey, Michael Parks, Carlos Gallardo, Tom Savini
Devamını okuyun…»
Dehşet Gezegeni Grindhouse Kultur Ve Sanat Planet TerrorDehşet Gezegeni Grindhouse Kultur Ve Sanat Planet Terror
01.08.2007
Filmin adı : Simpsons Sinema Filmi
Orijinal adı : The Simpsons Movie
Yönetmen : David Silverman
Oyuncular :

Seslendirenler: Dan Castellaneta, Julie Kavner, Nancy Cartwright, Yeardley Smith, Hank Azaria, Harry Shearer, Pamela Hayden, Tress MacNeille, Albert Brooks, Joe Mantegna
Senaryo: Matt Groening, James L. Brooks, Al Jean, Mike Scully, Ian Maxtone-Graham, George Meyer, David Mirkin, Mike Reiss, Matt Selman, John Swartzwelder, Jon Vitti
Müzik: Hans Zimmer
Yapımcı: Richard Sakai, Mike Scully, Craig Sost
Yapım: ABD (2007)
Dağıtımcı: Özen Film
Gösterim Tarihi: 27 Temmuz 2007
Devamını okuyun…»
Kultur Ve Sanat Movie SimpsonsKultur Ve Sanat Movie Simpsons
01.08.2007
Onceki Yazilar