Kategori 'Diyet Arsivi'
Genco 8. Bölüm Özeti
Pınar, Genco’ya Gidiyor
Kanal D’nin, başrollerini Alpay Atalan, Selen Seyven, Faik Ergin, Hazal Kaya, Emin Gürsoy, Mehtap Altunok, Orhan Şimşek, Mine Bıçakçı, Fatma Murat, Uygar Özçelik, M.Burak Demir, Berkan Tüfekçibaşı, İris Kara, Enis Arıkan, Mine Tüfekçioğlu ve Deniz-Melis Gözen’in paylaştıkları sevilen dizisi “Genco”nun bu akşam ekrana gelecek bölümünde; babası ile tartışıp evi terk eden Pınar, Genco ile yeni bir yaşama başlama konusunda kararlı davranıyor.
Babası ile tartışıp evi terk eden Pınar, kapıda karşılaştığı Tibet’in arabasındayken Genco’yu görür. Tibet’i bırakıp Genco’nun peşinden gider. Tibet, Pınar’ın kalbindeki erkeğin Genco olduğunu öğrenmiştir artık. Tibet de, Genco da böylesi ani bir tavır karşısında şaşkındır. Evinden ve ailesinden uzaklaşmayı seçen Pınar, Genco ile yeni bir yaşama başlamaya kararlıdır.
Uzun bir gecenin ardından Genco’nun hayatına biraz daha giren Pınar, ona dair küçük ayrıntılar, küçük duyarlılıklar keşfeder. Öte yandan Pınar’ın gelişi, mahalleyi karıştırır ama en çok da Sibel’i telaşlandırır.
Figen’in kaygısı Pınar’ın, Ankara’da olan Necati’den önce evde olmasıdır. Zira babasıyla kızı arasında köprü olmaya çalışan Figen, kızının geçici bir kızgınlıkla evi terk ettiğini düşünmektedir. Oysa Pınar kararlıdır.
Bu sırada başına geleni bir türlü hazmedemeyen Tibet, Genco’yu bir yolculuğa davet eder. Bu bir hesaplaşma buluşmasıdır. Erkek erkeğe, şiddet, öfke ve aşk dolu, tüm kozların, sırların ortaya konulacağı bir hesaplaşma. Olaylar git gide karışmakta, içinden çıkılmaz bir hal almaktadır.
Öte yandan Necati, adamı Burhan’ın Genco hakkında yaptığı araştırmanın sonuçlarını gördüğünde beyninden vurulmuşa döner. Tüm bu olaylara neden olan kişi, yani Genco, kızının peşinde, basit bir okul çalışanından çok daha tehlikeli biri midir? Genco’nun asıl sırrı nedir?
Diyet ArsiviDiyet Arsivi
14.09.2007
Köprü Dizisi; Oyuncuları, Ekibi, Haberleri, Bölümleri, Fotoğrafları, İmzaları, AvatarLarı, Bölüm Özetleri
Yazar Ayşe Kulin’in aynı isimli romanından Ahmet Yurdakul’un senaryolaştırdığı Köprü’nün yapımcılığını KOLİBA FİLM “Ata Türkoğlu”, yönetmenliğini ise Sadullah Şentürk üstleniyor.
2003 yılında geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden Vali Recep Yazıcıoğlu’nun yaşamından yola çıkılarak çekilen dizide, Vali’yi Erdal Beşikçioğlu canlandırıyor.
Hikayemiz, idealist bir valinin (FİKRET YAZICI), merkeziyetçi-bürokratik yapının doğal sonucu olarak ‘soğuttuğu’, birbirinden uzaklaştırdığı, hatta kimi zaman kopardığı devlet-halk ilişkisindeki kısır döngüyü kırma çabası üzerine odaklanır. Bu çabanın görünürdeki somut hedefi ise, yaklaşık otuz yıldır, yukarıda sayılan sebeplerden ötürü bir türlü yapılamayan bir KÖPRÜ’dür. İktidarlar gelip geçer, o yöreden seçilen milletvekilleri, her defasında birbir umutla Ankara’ya gönderilir, içlerinden bakanlar, başbakanlar çıkar. Sayısız, raporlar, projeler hazırlanır, ama köprü ne hikmetse bir türlü yapılamaz. Bu arada hastalar hastaneye yetişemez, çocuklar okuluna gidemez, bazıları Karasu’nun hışmına uğrayıp sulara kapılır, gencecik anneler, karınlarında çocuklarıyla ölür.. isyan feryatları ayyuka yükselir… ve karşılık olarak köprünün ‘zarureti’ üzerine bir rapor daha tutulur.
Vali Fikret Yazıcı, şehre atandıktan kısa bir süre köprü sorununa el atar. Yaşadığı birkaç trajik olay, özellikle Başbağlar katliamı.. nehrin karşı yakasında terör örgütü insanları acımasızca öldürürken, köprüsüzlük yüzünden devletin, o insanların yardımına koşamayışı, zaten inatçı bir yapıya sahip olan Vali için köprüyü, nerdeyse bir ölüm-kalım meselesi haline getirir. Şu cümle beynine ve ruhuna mıh gibi çakılmıştır: “GİDEMEDİĞİN YER SENİN DEĞİLDİR!” aynı sınırlar içinde yer almak, eğer ‘gidemiyorsan’ hiçbir şey ifade etmez!
Vali, köprü için çıktığı uzun ve çileli yolculuk, sayısız engelle doludur. Başta merkezi devlet ve onu temsil eden kurumların durağan yapısı. Fikret Yazıcı, buna karşı halkın kendi gücüne başvurur. Bölge insanlarını örgütler, nerdeyse ‘imece’ sayılabilecek yöntemlerle işe koyulur ama ‘bürokratik çark’, kendi bir şey yapamadığı gibi, yapılanları da engellemek üzere devreye girmekte gecikmez. Kaldı ki Fikret Yazıcı, sıra dışı uygulamalarıyla öteden beri ‘mimli’ biridir ve belli çevreler onun başarısızlığını zaten dört gözle beklemektedir. Onun da ötesinde, köprünün yapım süreci içinde, birlikte yola çıktığı insanlarla da zaman zaman derin görüş ayrılıkları yaşayacaktır. Bütün bu çabalarında ona yakından destek veren iki kişi vardır. İlki, attığı her adımda yanında olan, onunla aynı idealleri paylaşan, ömrünün en uzun yol arkadaşı, karısı MELEK… İkinci ise, hikayeye daha sonra dahil olan ve köprüyü akıl almaz metotlarla var edip, nehrin üzerine yerleştiren.. bir başka sıra dışı insan: Mühendis Tekin…
Tekin, vali gibi büyük idealleri olan biri değildir. Dahası, o güne kadar sadece kendisi için yaşamıştır. Köprülere aşıktır sadece.. bir de karısına. Ancak gün gelir, karısı kendisini başka bir erkek için terk eder. Tekin’in hayatla arasındaki bütün köprüler yıkılır! Öylesine ki, hayatına son vermeyi bile düşünür. Derken o sırada Vali çıkar karşısına. Sert bir karşılaşmadır. Bu karşılaşmadan birkaç gün sonra Tekin, kendisi Elazığ’da bulur. Bir süre sonra da şehirdeki bir lisenin müdiresi Leyla ile tanışır. Leyla’da büyük şehirlerin birinden, gerisinde hazin bir gönül hikayesi bırakarak gelmiş, kalbinin kapıları ‘epeydir’ dünyaya kapalı bir kadındır.Kim bilir, belki de Tekin’in yapımına başlayacağı Karasu nehri üzerindeki bu mütevazı köprü.. hem onların tek tek hayatla barışmalarını sağlayacak bir vasıtadır, hem de pek çok insanın birbiriyle ve hayatla yeniden kuracakları bir ilişkinin başlangıcı…
<<<TÜM BÖLÜMLERİ BURADAN İNDİRİN>>>
Diyet Arsivi köprü kopruDiyet Arsivi köprü kopru
08.09.2007
Zayıflamak sanattır!Fazla kilolar, çağımızın sorunu… Peki, fazla kilolardan arınırken doğruları uygulayabiliyor muyuz? İşte zayıflamanın doğruları, yanlışları…Genel olarak 12-18 yaşları arasında başlayan ve şişmanlamaya karşı ağır korku yüzünden bilinçli olarak aşırı zayıf kalma çabaları ile belirlenen bir bozukluk… Psikologlara göre, ne zaman ortaya çıktığıı bilinmemekle birlikte,eskiden sanıldığı gibi çok ender rastlanan bir rahatsızlık değil. Anoreksia Nervoza olarak adlandırılan rahatsızlığa yakalanan bireylerin yaklaşık yüzde 95′ inin kadın olduğunu belirten uzmanlar, bir kişinin kız kardeşinde bu tür bir bozukluk varsa o kişide aynı hastalık riskinin belirgin oranda arttığını kaydediyor. Bozukluk, üst sosyoekonomik sınıflarda daha sık görülüyor.

En temel belirti aşırı kilo alma korkusu…
Bu durum kişinin yiyecek konusunda neredeyse fobik olacak noktaya dek varmasına neden olabiliyor. Şişmanlama korkusunun yanı sıra beden imgesinde de bozulma oluşuyor. Buna bağlı olarak bu kişiler çok zayıf ve ince olsalar bile kendilerini şişman bulabiliyor. Vücut ağırlığını kontrol altında tutabilmek isteyenler 2 yola başvuruyor. Kişilerin bir bölümü yiyecek alımını ileri derecede kısıtlar. Zaten aldıkları çok az yiyeceğin de, çok az kalorili yiyecekler olmasına dikkat ederler. Bu kişiler buna rağmen ağır egzersizler de yaparlar.
Hastalık belirtileri
Diğer gruptaki kişilerde yiyecek alımının ileri derecede azaldığı açlık dönemleri ile aşırı yeme dönemlerinin birbirini izlediği gözleniyor. Bu gruptaki kişiler, aşırı yemeden sonra şişmanlayacakları korkusuyla, boğazlarına parmaklarını bastırarak kusuyor. Sık sık bunu yapan kişilerin el sırtında deri sertleşmesi, mide asidinin etkisiyle dişlerde bozukluklar, çürümeler gözlenebiliyor. Bu kişilerin yeme davranışlarında ve yiyeceklerle olan ilişkilerinde gariplikler görülebiliyor.
Yiyecekleri saklayabilir, yemek yapmak için mutfakta saatlerce uğraşabilirler. Anoreksia Nervoza’nın nedenleri günümüzde kesin olarak bilinmemekle birlikte, oluşumu psikolojik, sosyolojik ve biyolojik olmak üzere üç boyutta ele alınıyor. Hastalığın ergenlikte ortaya çıktığını ve bu dönemin cinsel ve sosyal çatışmalarla yüklü oluşunu dikkate alan uzmanlar, cinsel ve sosyal çatışmalarla başa çıkma konusundaki yetersizliklerin yiyeceklerden fobik kaçınma şeklinde ortaya çıktığını düşünüyor.
Zayıf kadın ideal midir?
Batı toplumlarında kadının fiziksel görünümü ve bu bağlamda ince bir vücut yapısına sahip olması oldukça önemlidir. Kadın için ideal fizik görünüm ince olmak. Eskiden hafif kilolu kadın tipi ideal tip olarak görülürken, şimdilerde bu anlayış terk edildi. Teknolojik gelişime paralel olarak medyadaki değişimle birlikte bu anlayış hız kazandı. 1970′li yıllardan önce ideal kadın balık etinde Taylor kabul edilirken, 1970′lerde zayıflığı ile ün yapmış manken Twiggy yapılan kamuoyu araştırmalarında öne geçti. Son 25 yıldır Amerikalı kadınlar daha zayıf olma eğilimindedirler. Gerek Türkiye’de, gerekse yurtdışında güzellik yarışmalarına hep zayıf kızların katıldıkları görülüyor.
Medyadaki bu imaj bombardımanın toplumsal sonucu olarak, popüler insanların beden ölçülerinin daha da küçüldüğü görülüyor.
Anoreksia Nervozalı hastaların tedavisi çoğu kez güçlüklerle doludur. Hastaların çoğunda, hastalık birkaç yıl önce başlıyor. Tedaviye katılmak ve tedavi planları için isteksizdirler. Bu sebeple genellikle çocuklarının bu durumundan üzüntü ve endişe duyan anne babaları tarafından doktora getirilirler. Tedavide bireysel psikoterapi, grup ve aile terapisi, ilaç tedavisi gibi yöntemler kullanılabilir.
Diyet ArsiviDiyet Arsivi
08.08.2007
Kilonuzu test edin!
Dengeli beslendiğinizden emin misiniz? Peki ya kilonuzu koruduğunuzdan? Küçük bir testle kendinizi sınayın. Her doğru yanıt için kendinize bir puan verin. Ne kadar doğru yanıt verirseniz, bir yıl sonraki vücut imajınız o kadar tatmin edici olacaktır…
1. Alışveriş için en doğru zaman hangisidir?
a) Öğle yemeğinden önce, kahvaltı etmeden
b) Yemekten sonra, tok karnına
c) Buzdolabı boşaldığında
Doğru yanıt: b
Alışverişi mutlaka tok karnına yapmalısınız. Aç değilken zaaflarınıza karşı daha dirençli olursunuz. En doğrusu ne yemeniz gerektiğini hesaplamak, bir liste yapmak ve bu listenin dışına çıkmamaktır. Lezzetli yiyeceklere karşı koymak, alışveriş sırasında, buzdolabının karşısında olduğundan çok daha kolaydır.
2. Hafta içi her öğlen mayonezli bir sandviç yiyorsunuz. Sandviçinizden mayonezi çıkarmanızın bir yıl sonraki kilonuz üzerinde ne kadar etkisi olur?
a) Etkisi olmaz
b) 1 kilo azalır
c) 3 kilo azalır
Doğru yanıt: c
Bir tatlı kaşığı mayonez tam 100 kalori eder. Haftada beş gün sandviçinizi mayonez koymadan yerseniz, haftada 500 kalori tasarruf etmiş olursunuz. Bunun anlamı, bir yılda fazladan 3 kilo demektir.
3. Gün içinde aldığınız kalorileri öğünlerinize ne şekilde dağıtmalısınız?
a) Kuvvetli bir kahvaltı ve öğle yemeği, hafif bir akşam yemeği
b) Kahvaltıyı atlayıp, kalorileri öğle ve akşam yemekleri arasında bölüştürmek
c) Hafif bir kahvaltı ve öğle yemeği, kuvvetli akşam yemeği
Doğru yanıt: a
Vücut, günün erken saatlerinde alınan kalorileri çok daha kolay yakarken, geç saatlerde alınan kalorileri depolamaya meyillidir. Bu nedenle zayıflamak veya kilonuzu korumak istiyorsanız kuvvetli bir kahvaltı, normal bir öğle yemeği ve hafif bir akşam yemeğini alışkanlık haline getirmelisiniz. Ne yaparsanız yapın, asla öğün atlamayın. Bu, yağların depolanmasını garanti eder.
4. Egzersiz yapmanız için size en uygun zaman nedir?
a) Günün sonunda, vaktim olduğunda
b) Haftada iki defa sabahları, biraz erken kalkarak
c) Haftada iki akşam, hep aynı vakitte
Doğru yanıt: a ve c
Kendinizi motive etmediğiniz takdirde, bir son dakika randevusuna ilk olarak egzersizi kurban edeceğinizden veya vakit geldiğinde yorgun olacağınızdan emin olabilirsiniz. Atlatmayacağınızdan emin olmak için en iyisi sabah kalkar kalkmaz egzersiz yapmak ya da bir spor kulübüne kaydolup düzenli olarak devam etmektir.
5. Aşağıdaki yiyeceklerden hangisi şişmanlatmadan en iyi doyurur?
a) Hamburger ve patates kızartması
b) Peynirli ve jambonlu pizza
c) Bir dilim tuzlu tart ve yanında salata
Doğru yanıt: b
En uygun seçenek pizzadır. Sadece 270 kalori ve 14 gram yağ içerir. Ardından, 640 kalori ile tuzlu tart ve salata gelir. Hamburger ve patates kızartmasında ise tam 700 kalori vardır.
Diyet ArsiviDiyet Arsivi
08.08.2007
Diyetsiz incelin!Bugüne kadar bir diyetten öbürüne koşup göbeğinizi erittiniz, ardından tekrar şişko patates olduysanız, belki de artık diyete alternatif bir yol denemeyi düşünmelisiniz…
Diyet listenizi değiştirmeden önce alışkanlıklarınızdan uzaklaşmaya çalışın. Çok daha kolay kilo verdiğinizi göreceksiniz.

Bugüne kadar bir diyetten öbürüne koşup göbeğinizi erittiniz, ardından tekrar şişko patates olduysanız, belki de artık diyete alternatif bir yol denemeyi düşünmelisiniz. Şimdi duruma bir göz atalım:
Tombiksiniz; yemeği, özellikle de tatlı, hamur işi tarzı yararsız ama nefis besinleri seviyorsunuz. Hareket etmekten söz edildiğinde tabanları yağlıyorsunuz, ki tek yaptığınız hareket de o oluyor zaten, ve televizyon kanalı gezintilerinizi, elinizin altında kim bilir neyle dolu bir tabakla yapmayı seviyorsunuz. Böyle köklü alışkanlıklarınız varken tabii ki o diyetlerin işe yaraması biraz zor. Ama eğer alışkanlıklarınızı yavaş yavaş değiştirirseniz, diyet yapmadan da kilo verdiğinizi görecekseniz. Unutmayın, altın kural ‘Bir kutunun içindeki 6 parça su böreğinden 3 değil, sadece 1 parça yemek…
Doyma duygusunun oluşması için 20 dakika gereklidir. Bunun için de yavaş yemek, sıkılıp bunalmadan daha az yemek anlamına gelir. Eğer akşam yemeğini dışarıda yemeyi düşünüyorsanız, o zaman gün içinde makul ve mantıklı yiyin. Böylece hem gündüz yediklerinizle akşam yedikleriniz arasında denge sağlamış olursunuz, hem de gün içinde düzgün yediğiniz için, çılgın danalar gibi yemeklere saldırmazsınız ve kendinizi kontrol etmeniz kolaylaşır.
ŞEKERE HAYIR
Çikolatalı ve şekerli şeyler yerine, fındık ve kuru meyve nevi besinleri tercih edin. Bunlar, öğleden sonraları için hem enerji verirler, hem de doğal olduklarından daha yararlıdırlar. Egzersiz yapmaya vakit ayıramamaktan mı bahsediyorsunuz? O zaman günlük rutininizi daha aktif hale getirin. Asansör yerine merdivenleri tercih edin, yürüyebileceğiniz yerlere yürüyün. Eve daha uzak bir durakta inerek, hafif bir yürüyüş yapın. Ev işlerini bile hareket etmek için bahane olarak kullanabilirsiniz.
HAFİF YİYİN
Yemeği bitirdiğinizde masayı terk edin. Aç olmadığınız halde, masada oturmaya devam ederseniz, yediklerinizden arta kalanlar, sizi tekrar atıştırmaya teşvik edebilir. Eğer bir partiye gidiyorsanız, gitmeden önce hafif bir şeyler yiyin. Böylece, orada daha az yersiniz. Gene, gittiğiniz bir partiye kendi atıştırmalıklarınızı götürebilirsiniz. Yani, sizi cipslerden uzak tutacak daha hafif alternatifleri. Böylece seçme şansınız da olur…
Diyet ArsiviDiyet Arsivi
08.08.2007
Sağlıklı diyet rehberiÖzellikle kadınların kabusu haline gelen fazla kilolardan korunmak için çeşitli diyet programlarına başvuruluyor. Peki, siz doğru diyeti uyguladığınızdan emin misiniz?
Mevsim geçişleri dönemlerinde, özellikle yaz aylarında hemen hemen herkes kilo verme telaşına düşer. Bu arayış içerisinde eş dosttan öğrenilen diyet programları bilinçsizce uygulanmaya çalışılır. Ancak uzmanlar, bu şekilde kilo vermenin çok sağlıklı olmadığını hatta kilo aldırabileceği konusunda uyarıyor.

Diyete başlamadan önce, diyet döneminde ve sonrasında dikkat edilmesi gerekenler:
- Zayıflamaya karar verdiğinizde kesinlikle bir doktor ya da diyetisyene başvurun.
- En önemlisi, diyet yapma kararını vermeniz. Bu kararı verirken nasıl yapacağım korkusuna kapılmamanız gerekir.
- Evinize bir tartı aleti almadan rejim yapmaya kalkışmayın. Rejim döneminde her gün değil, haftada 1-2 kez tartılın.
- Sevdiğiniz yemeklerden bir ömür boyu yoksun kalacağınızı düşünüp karamsarlığa kapılmayan. Bu yemeklerden haftada bir kez az miktarda yiyebilirsiniz.
- Değişik, alışılmadık yiyeceklerle beslenmenin hayatınıza renk katacağını, bu rejim döneminin sizin için ilginç bir dönem olacağını aklınızdan çıkarmayın.
- Hergün mutlaka bol miktarda sıvı tüketin (en az 2.5-3 litre) ve bu sıvının büyük bir kısmının su olmasına özen gösterin.
- Kendinizi fazla zorlamadan da kilo verebilirsiniz. Kilo vermeyi aceleye getirmenize gerek yok, ağır ama emin adımlarla hedefinize ulaşabilirsiniz.
- Bir haftada 5-10 kg verme düşüncesini aklınızdan çıkarın. Çok hızlı verilen kilolar hızla ve fazlasıyla geri alınır.
Diyet döneminde
- Diyetiniz mutlaka bize özel olmalıdır. Herhangi bir arkadaş ya da tanıdığınızın yaptığı diyet, sizde sonuç vermeyebilir, hatta size kilo bile aldırabilir.
- Yaşınıza, cinsiyetinize, boyunuza, kilonuza, aktivite düzeyinize, çalışma koşullarınıza ve beslenme alışkanlıklarınıza uygun, yeterli ve dengeli beslenmenizi sağlayacak diyetler yapmalısınız.
- 3 ana, 3 ara olmak üzere günde 6 öğün şeklinde beslenmeye özen gösterin. Yemeklerinizde çeşitliliği artırın ve besinleri bir arada tüketin. Porsiyonları küçültün.
- Günde en az 2 litre su tüketmeye çalışın.
- Daha fazla lifli besin yiyin. Bu besinler çabuk acıkmanızı önleyecek ve diyette sık karşılaşılan kabızlık sorununu ortadan kaldıracaktır. Bu nedenle sebze, meyve, kuru baklagil gibi besinleri tüketmeye özen gösterin.
- Diyetle birlikte kendinize uygun bir egzersiz programı yapmalısınız. Fiziksel aktivite, kilo kaybı ve kontrolü açısından çok önemlidir. İster yürüyüş, ister başka bir aktivite seçin, mutlaka düzenli olarak devam ettirin.
Diyet sonrasında
- Bu sizin için en önemli dönemdir, çünkü verilen kiloların korunması kilo vermekten daha zordur.
- Doktor ve beslenme uzmanlarıyla sürekli iletişim halinde olun.
- Şimdi istediğiniz kiloya inin. Eskisi gibi yemeyedevam ederseniz 2-3 ay sonra tekrar kilo alırsınız. Bu nedenle, diyet dönemindeki kadar sıkı olmasa da, yedikleriniz arasında denge kurarak, miktarlara dikkat ederek yemeye çalışın.
- Tatlıları haftada 1-2 kez tüketin ve sütlü ya da meyveli olanları tercih edin.
- Yeni beslenme alışkanlığınızı bir yaşam biçimi haline getirin…
Diyet ArsiviDiyet Arsivi
08.08.2007
Amerikan usulü diyet
“Yaşamak İçin Yemek” adlı kitabı 4 milyon satan Amerikalı Beslenme Uzmanı Bill Phillips, öneriyor: Günde 6 öğün yemek yiyin. Rejim vermeden zayıflatan diyetisyen: “Ara öğünlerde vanilyalı, çilekli, enerji veren içecekleri tüketin” diyor
Kendinizi formda ve zinde hissediyor musunuz? Gerçekten sağlıklı beslendiğinizi düşünüyor musunuz? Bu sorulara tatmin edici yanıt verenlerin sayısı oldukça az. Çoğu kez, beslenmek için değil, yalnızca doymak için yiyoruz. Aşırı şişmanlık kalp hastalığı, diyabet ve kalp krizi gibi ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlıyor. Yalnızca ABD’de her gün bin kişinin şişmanlık ve buna bağlı hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirdiği tahmin ediliyor. Obezitenin faturası da oldukça kabarık. Geçtiğimiz yıl ABD’de yanlış beslenmeye teşvik edecek televizyon reklamlarının maliyeti 15 milyon dolar. Obezitenin bir numaralı sağlık sorunu olduğu ABD’de artık yeni bir beslenme anlayışı var. Beslenme Uzmanı Bill Phillips, satış listelerini alt üst eden “Yaşamak İçin Yemek” (Eating for Life) adlı kitabında sağlıklı ve formda bir yaşamı ömür boyu sürdürmenin ipuçlarını veriyor. Phillips, doğru bildiklerinizin aslında yanlış olduğuna dikkat çekiyor.
Zayıflamak için önce sevdiğimiz şeyleri yeriz, sonra onlarla savaşmak için spora ya da rejime sarılırız. “Yemek şeytan, rejim kurtuluş” düşüncesini kafanızdan silin. Tek yapmanız gereken, ne yiyeceğinizi bilmek. Besinleri tanıyanlar, zamanla kendi tariflerini yaratmayı kavrıyor ve dilediklerini yiyerek ömür boyu formlarını koruyor.
Yemek yemeyi öğrenin
Rejimler nefesi tutmaya benzer. Başarmak için kendimizi zorlarız. Ancak bunu kısa bir süre yapabiliriz. Tekrar havaya ihtiyacımız olduğunda tüm çabalarımız boşa gider. Yapmamız gereken “Nasıl diyet yapacağımızı değil, nasıl yemek yiyeceğimizi bilmek.” Unutmayın hiçbir yöntem açlığınızı yok edemez.
Fast-food beyni uyuşturuyor
Şişmanlığın bir numaralı nedeni olarak fast-food gösteriliyor. Bilim adamlarının son bulgularına göre; yağ, tuz ve şeker beyinde eroin ve morfin etkisi yapıyor. Formda kalmanızı sağlayacak ideal mönü
Birinci gün- Kahvaltı
- Omlet ve buğday gevreği (1 kişilik)
İçindekiler: 1 yumurta, 1 porsiyon light buğday gevreği, yarım bardak yağı azaltılmış süt ve diyet şeker.
Hazırlanışı: Çok az zeytinyağı koyduğunuz tavayı ısıtın. Çırptığınız yumurtayı tavaya koyun ve dört dakika pişirin. Omletinizi tabağa koyun. Başka bir kabın içine koyduğunuz gevreğin üzerine süt ekleyin. Kahvaltınız hazır.
Ara öğün
- Vanilyalı besleyici içecek (marketlerden temin edebilirsiniz)
Öğle yemeği
- Pitalı salata (2 kişilik)
İçindekiler: 2 porsiyon yağsız biftek, 1 yemekkaşığı su, 2 adet kepekli pita ekmeği, 2 yemek kaşığı az yağlı krem peynir, 2 yemek kaşığı yağsız krema, 2 yemek kaşığı salsa sos, 1 kap doğranmış marul, 1 adet doğranmış domates, 1 paket yağsız cheddar peynirin dörtte biri.
Hazırlanışı: Biftekleri pembeleşinceye kadar suyla pişirin. Pita ekmekleri sekizer dilime ayırın ve ısıtılan fırına verin. Hafif kahverengi olana kadar yaklaşık 7 dakika pişirin. Biftekler soğurken krem peyniri, kremayı ve salsa sosunu bir kapta iyice karıştırın ve karışımı iki tabağa bölün. Biftekleri bu sosun üzerine yerleştirin ve marul, domates, cheddar peynirini üzerine ekleyin. Tabakların kenarlarına sekizer dilim pita ekmeklerini dizin.
Ara öğün
- 1 elma ve bir porsiyon yağsız dil peyniri
Akşam yemeği
- Tavuklu erişte çorbası (2 kişilik)
İçindekiler: 1/2 yemek kaşığı zeytinyağı, 1 adet doğranmış soğan, 1 adet soyulmuş ve doğranmış havuç, 1 adet doğranmış kereviz sapı, 1 adet defne yaprağı, yarım çay kaşığı karabiber, 3 fincan yağsız tavuk suyu, 1/2 fincan su, 2 porsiyon doğranmış tavuk göğsü, 2 porsiyon erişte, bir tutam taze maydonoz, 1 yemek kaşığı doğranmış dereotu.
Hazırlanışı: Bir tavada zeytinyağını ısıtın. Soğanları ekleyin ve kavurun. Havucu, kerevizi, defne yaprağını, karabiberi, tavuk suyunu ve suyu ekleyin. Yüksek ateşte kaynayana kadar bekleyin. Çiğ tavukları karışıma atın ve tekrar kaynatın. Kaynadıktan sonra erişteleri karıştırın ve 8 dakika ağır ateşte pişirin. Defne yapraklarını çıkarın. Maydonoz ve dereotunu ekleyin.
Gece: Fındıklı brownie
Spor yapanların yağa ihtiyacı var
Beslenmeyle ilgili yanlışlar, zayıflamaya ve formda kalmaya engel oluyor. Beslenme Uzmanı Bill Phillips, yanlışlara dikkat çekerek doğru bilgileri şöyle belirtiyor:
Yanlış: Kilo vermek için zayıflama haplarından faydalanmak şart.
Doğru: Milyonlarca insan hapların yardımı olmadan istedikleri kiloya ulaşmayı başardı. Doğru beslenme ve spor bütün haplardan daha etkilidir.
Yanlış: Düzenli spor yapanlar her istediklerini yiyebilir.
Doğru: Spor vücudun besinlere olan ihtiyacını artırır. Besin fakiri bir vücut daha büyük sorunlar çıkarabilir. Sporun yararlı olması için vücudun vitamin, protein, karbonhidrat ve yağlara ihtiyacı var.
Yanlış: Kilo vermenin en iyi yolu düşük karbonhidrat rejimleri uygulamaktır.
Doğru: Düşük karbonhidrat rejimleri enerjimizi düşürür ve bizi depresif yapar. Bu tip programlardan uzak durmalıyız.
Tatlı severlere- Fındıklı brownie
İçindekiler: Yarım fincan soya unu, yapay tadlandırıcı, bir fincanın dörtte biri kadar kepekli buğday unu, bir fincanın dörtte biri kadar şekersiz kakao, kanola yağı, yarım çay kaşığı kabartma tozu, bir çay kaşığının dörtte biri kadar tuz, 2 çay kaşığı vanilya, 3 yumurta akı, bir fincanın dörtte biri kadar su, bir fincanın üçte biri kadar parçalanmış fındık.
Hazırlanışı: Tepsiyi enerjisi azaltılmış yağla sıvayın. Soya unu, buğday unu, tatlandırıcı, kakao, kabartma tozu ve tuzu karıştırın. Başka bir kapta kanola yağı, vanilya, yumurta akı ve suyu karıştırın. İki karışımı çırpıp tepsiye dökün. Üzerine fındıkları döküp pişirin.
Diyet ArsiviDiyet Arsivi
08.08.2007
Yiyerek ZayıflayınKilo problemi artık günümüz insanının en önemli sağlık sorunu haline geldi. Tüm çabalar ve araştırmalar fazla kilolardan kurtulmak için… Ancak bu görüldüğü kadar zor değil… Yapmanız gereken sadece yediklerinize dikkat etmek…
Öncelikle unu rafa kaldırın. Kahvaltı dahil her öğünde protein alın. Tahıllı ve unlu gıdaları şimdilik ortadan kaldırın. Ekmek ve makarna da kesinlikle bunların arasında yer alıyor.

Akşamları yemeyin
İşlenmemiş gıdalarla beslenin. Yediğiniz besinlerin yüzde doksanı avlanmış, yakalanmış, yerden toplanmış ya da ağaçtan koparılmış olmalıdır. Nişastayı günde sadece bir porsiyona düşürün. Bu porsiyonu akşam yemeğinde tüketmeyin. En iyi seçenekler yulaf ezmesi, patates ve baklagillerdir.
Meyve konusunda aşırıya kaçmayın. Günde en fazla iki defaya mahsus olmak üzere, şeker oranı düşük, lifi yüksek türden meyveler yiyin. Elma, armut, erik, çilek ve kiraz gibi meyvelerin hepsi çok iyi seçimlerdir. Muz bu sınıfa girmez. Şimdilik meyveler tek başına ya da kuruyemiş veya peynir gibi hafif şeyler eşliğinde yenmelidir. Meyve suyu içmeyi ise bırakmalısınız.
Süt ve alkolü azaltın
Süt ve süt ürünlerini, özellikle de inek sütünü şimdilik azaltın ya da ortadan kaldırın. İstisnai durumlar: Makul oranda peynir ve arasıra da yoğurt ama yağsız olanından değil (haddinden fazla şeker içerir). Alkolü azaltın. `Araştırmacılar ne derlerse desinler, alkolü bırakmanız size sağlığınızdan hiçbir şey kaybettirmez. Alkolde meyvelerden ve sebzelerden alamayacağınız hiçbir şey yoktur.
Zeytinyağı kullanın
Ayçiçek ve mısırözü gibi bitkisel yağlar kullanmayı bırakın. Bunların yerine zeytinyağı kullanın. Ne türden yağlarla beslendiğinize dikkat edin. Aldığınız yağ miktarı, bu yağın türünden belki de daha az önem taşır. En kötüleri de kızartmalar, margarin ve hidrojenli ya da kısmen hidrojenli yağlar içeren türden olanlarıdır. En iyisi balıkta bulunan Omega-3′lerdir. Adeta saplantılı bir biçimde su için. Her gün en azından sekiz bardak.
Diyet yaparken neden fazla acıkıyoruz?
Kilo alıyor, veriyorsunuz, kilo alıyor, veriyorsunuz. Diyet yoluyla kilo veren kişilerin çoğunun verdikleri kiloların birkaçını geri alması, ardından birkaç kilo daha alması üzücü bir durum. Bilim bunun ardında yatan nedeni bulmaya çok yaklaşmış olabilir.
Yeni bir araştırmaya göre, yakınlarda keşfedilen mideyle ilgili bir hormon vücudun kalıcı kilo kaybına karşı neden bu kadar dirençli olduğunun açıklanmasına yardımcı olabilir. Ghrelin olarak bilinen hormonun, insanlarda açlığı düzenlediği kanıtlanacak olursa, obesite tedavisi için daha güçlü açlık yatıştırıcılar üretmenin anahtarı ele geçirilebilir.
Amerika’da yapılan araştırmadan çıkan sonuca göre diyetlerinde değişiklikler yaparak önemli miktarda kilo vermeye çalışan kişilerin sicili tam bir felaket. Büyük çoğunluğu zaman içinde verdikleri tüm kiloları geri alıyor.
Diyette değişiklik
Öte yandan yiyeceklerin, midenin büyük bir bölümü ve küçük bağırsakların bir kısmına uğramadan başka bir yoldan verildiği bypass ameliyatını geçirdikten sonra kilo veren obesite hastaları için bu durum geçerli değil. Araştırmalar bu hastaların çoğunun önemli miktarda kilo kaybetmekle kalmadıklarını, kilolarını uzun yıllar muhafaza ettiklerini ortaya koyuyor.
Ghrelin öncelikli olarak midede üretildiğinden Washington Üniversitesi araştırmacılarından David E. Cummings ve meslektaşları hormonun daha az salgılanmasının mide ameliyatı geçiren hastaların kilo verdikten sonra aynı seviyede kalmalarının nedenini açıklamaya yardımcı olabileceği varsayımını ileri sürüyorlar. Ghrelinin iki yıl önce keşfedilmesinden bu yana fareler üzerinde yapılan çalışmalar, hormonun güçlü bir iştah açıcı olduğunu gösterdi. İnsanlardaki hormon seviyelerinin de öğünlerden kısa süre önce arttığı, ardından da hemen düştüğü ortaya kondu.
Diyet ArsiviDiyet Arsivi
08.08.2007
Mükemmel vücutların sırrıHeidi Klum ya da Gisele Bundchen, defilelerde dişiliğin örneklerini sunuyorlar. Sütun gibi bacaklar, dümdüz bir karın ve sımsıkı bir popo. Peki bu vücutlar Tanrı vergisi mi?
Büyük bir moda gösterisinden iki hafta önce top modeller için yorucu bir maraton da başlıyor. Yapılan sporlar, protein karışımları, yeşillik, haşlanmış tavukla destekleniyor. Çünkü vücut, kusursuz görünmeli, gergin ama kaslı olmamalı… Üstelik çok kısa bir sürede…

Ve işte hepimizin yüreğine su serpen cümle; dünyaca ünlü mankenlerin sadece çok azı Allah vergisi bir vücuda sahip… İnanılmaz ama doğru… Evet, içlerinden bir çoğu çok zayıf ama vücutları yumuşak ve görüntüleri hiç de fit değil…
Tartı aletinizi atın
Çünkü zayıf olmakla fit olmak birbirinden çok farklı… Bu yüzden isterseniz hemen tartı aletinizi pencereden fırlatabilirsiniz. Aktif olarak spor yapan mankenler bile büyük bir defile öncesinde sıkı bir çalışma içine giriyor. Bir çokları için bunun anlamı kahvaltı bile etmeden tam 45 dakika boyunca egzersiz yapmak (çünkü boş mideyle vücut çok daha fazla kalori harcıyor), diyet uygulamak ve akşamları sorunlu bölgelerini çalıştırıcı sporlar yapmak… Ama alkol ya da sigarayla vücuda verilen zararın sporla telafi edilmesi mümkün değil…
Onlar gibi olun
Bu rutin hareketleri her gün uyguladığınızda, iki hafta içinde arzuladığınız ölçülere kavuşmanız, dünyaca ünlü top modeller Heidi Klum ya da Gisele Bundchen gibi imrenilen bir vücedu sahip olabilmeniz mümkün…
- Sıkı kollara, düzenli dumble egersizleriyle sahip olabilirsiniz.
- Kollarınızı vücudunuzun iki yanına uzatın. Avuç içleriniz dışarıya baksın. Kollarınızı göğüs hizasına kaldırın. Günde 12- 15 hareket yeterli olacaktır.
- Vücudunuzun üst kısmını öne eğin. Kollarınızı dirsekten 90 derecelik açı oluşturarak geri bükün ve arkada gerin.
- Şekeri, alkolü ve ekmeği unutun.
- Doğru beslenmeden yapacağınız hiçbir egzersiz amacına ulaşmayacaktır. Eğer iki hafta içinde sonuçları görmek istiyorsanız beslenme düzeninizi de değiştirmek zorundasınız.
- Margarin, tereyağı ve ayçiçek yağı dışında ekmek, makarna ve beyaz pirinç gibi karbonhidratları öğünlerinizden çıkarın.
- Şeker kesinlikle yasak! Tatlılar, bisküviler, kekler, taze sıkılmış olmayan meyve suları gibi şekeri yüksek oranlı meyveler, muz, üzüm, ananası unutun.
- Öğününüzün yarısı sebzeden, üçte biri proteinlerden, kalanı da ‘iyi’ karbonhidratlardan (kahverengi pirinç) oluşmalıdır.
- Öğünleriniz 5 saatte bir olmalı. Örneğin, üç ana öğün iki ara öğün gibi.
- Alkolden uzak durmalısınız. Alkol yağa dönüşen gereksiz kalorilerden oluşmaktadır. Eğer içecekseniz o zaman tercihinizi şarap ya da light biradan yana kullanın
Diyet ArsiviDiyet Arsivi
08.08.2007
Onceki Yazilar