DUYURU  : Telif haklarini ihlal eden her turlu materyal Hosfrm'da Yayinlanamaz ve Dagitilamaz! Please Read! Legal disclaimer and notice.
| ChatFrm.Com | Kisisel Sayfalar | Anket ve Yarismalar | Ask Doktorunuz | Guncel Haberler | Genel Konular | Eglence Bu Bolumde Kopacaksiniz | Hobileriniz | Definecilik Ile Ilgili Hersey |
| Genel Kultur Konulari | Kultur ve Sanat | Turk Kulturu-Turk sanati | Dinimiz Islam | Videol paylasim Merkezi | Dizi Izle | Muzik ve Mp3 Tanitim | Tum Oyunlar | Elektronik Dunyasi | Bilgisayar-Donanim-Surucu teknik Destek-Programlar | Guvenlik Merkezi |Cep Telefonu-Logo-Melodi-Program | Digital Uydu Dunyasi | Webmaster Yardim | Bilgi Bankasi-Dev Odev Arsivi |ChatFrm.Com Danisman | Kadin Dunyasi | Cocuklara Ozel | Erkeklere Ozel |Araclar Modifiye | ChatFrm Ilan ver |

 

Kategori 'Cocuk Arsivi'

Bilin ki, yalnız değilsiniz!

Seviyeli Sohbet Adresiniz

Rumuzunuzu yazıp herhangi bir kanalı tıklayabilir
yada "Başla" diyerek sohbete katılabilirsiniz.

Rumuz Şifre Sohbet Et
#Diyalog #Radyo #Oyun
#ask #Kralchat #35+

Bilin ki, yalnız değilsiniz!

Bebeğinizin ya da okul öncesi yaştaki çocuğunuzun beslenmesi hem sizin hem de onun için kabusa dönüşüyorsa, öncelikle bilmeniz gereken yalnız değilsiniz! Her gün aldığım yüzlerce mail arasından ve her gün canlı yayında arayan telefonlardan da anladığım kadarıyla birçok anne çocuğunun şöyle iştahla, keyifli keyifli yemek yememesinden şikayetçi… Ve inanın yakın bir zamana kadar ben de aynı dertten muzdariptim! Çocuğun yemek görünce, hiç tatmadan yüzünü ekşitmesini, her gün bıkmadan usanmadan bir hevesle “Belki bunu yer?” diye yaptığım yemekleri çöpe dökmeyi, yemek saatlerinin neşe ve muhabbet saatleri olması gerekirken, savaş ve mücadele ile geçmesinin ne demek olduğunu, maalesef iyi bilirim.
Bir yandan sürekli birileri size -yani anneye- “Yanlış yapıyorsun” der… Büyük ihtimal, evet bir yerlerde yanlış yapıyorsunuzdur ve bu yanlışa farkında olmayarak takılmışsınızdır. Öte yandan psikologlar; “Bırakın acıkınca yer, üstelemeyin, çocuğun bireyselliğine saygı duyun!” der. Ama çocuk doktoruna gittiğinizde boyu-kilosu yaşına göre düşük çıktığında doktorun karşısında kendisini suçlu ve beceriksiz hisseden yine ve sadece annedir. Tabii, bu kısır döngüde sadece suçluluk değil, kendinizi çocuğunuz tarafından da reddedilmiş hissedebilirsiniz. Üstelik, danışmanlık aldığınız uzmanların yanı sıra, eşiniz, anneniz, diğer yakın çevre ve büyükler; çocuğa yemek yemeyi sevdirip, öğretemediğiniz için dilleriyle değilse de bakışları ve davranışlarıyla sizi suçlar. Ve o küçük, sevimli canavarla gün içinde uzun saatler siz bir başınıza kalırsınız.
Ben ne yaptım, biliyor musunuz? Hayır, asla Duru’yu aç falan bırakmadım. 2,5 yaşındayken, öğlen yemeklerini ana okulunda yemesi, yemek yeme alışkanlıkları edinmesinde büyük fayda sağladı. Neyi seviyorsa (ki, o sıra bir tek pilavı seviyordu), her gün başka tür bir pilav pişirdim: Mısırlı, tavuklu, nohutlu, etli, havuçlu… Yeni tatlar konusunda dirençli bir yapısı olduğunu ve onun da tercihleri olabileceğini “mecburen” kabul ettim. 7. ayda katı gıdaya geçmemizden itibaren kendi yapmış olabileceğim yanlışların bir listesini kendime itiraf ettim. Evet, hiçbir şey, hemen bir çırpıda değişmiyor, bebekler ve çocuklar da alışkanlıklarına ve takıntılarına kuvvetle sahip çıkıyorlar. Hatta varoluşlarını bu diretmeler üzerine kuruyorlar. Öyleyse, en önemli kural; di-ret-me-ye-cek-si-niz! Yaşına uygun cümlelerle; “Bu senin bedenin, tabii ki tercihlerin var, ama sağlıklı bir şekilde büyüyebilmek için her yiyeceğin en azından tadına bakıp, sevmeyi deneyebilirsin” şeklinde sorumluluğu çocuğa bırakmaya başladığınızda, arkası da çorap söküğü gibi geliyor… Sabır, sukünet ve zaman size de yardım edecek, inanın…

Yorum Yazın 06.08.2007

HAFTA SONU KAHVALTILARINI BABALARIYLA HAZIRLASINLAR!

HAFTA SONU KAHVALTILARINI BABALARIYLA HAZIRLASINLAR!

Bilimsel araştırmalar, çocukların beden ağırlığı ortalamalarında geçen yüzyıl içinde neredeyse, yüzde yüz oranında bir artış yaşandığını ve buna bağlı olarak bu yaşlarda bile eklem problemlerine, kalp-damar ve tip 2 şeker hastalıklarına, kansızlık, yüksek tansiyon ve diş çürümesi risklerine açık olduklarını gösteriyor. Dolayısıyla, anne faktörünün her şeyde olduğu gibi beslenme konusunda da nasıl öne çıktığını görüyoruz. Önce anne sütüyle beslenme sonra da sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlıkları kazanabilmeleri için, önce bizim sağlıklı yaşamın sırlarını iyice öğrenmemiz ve öğrendiklerimizi yaşamımıza uygulamamız şart. Ha unutmadan, “Bizim bey falanca yemeği sevmiyor, ben de pişirmiyorum” dediğinizde çocuklar da babayı model alabiliyorlar. Bu nedenle anneler kadar babaların da örnek olduğunu, hiç değilse hafta sonu kahvaltılarını babaların çocuklarıyla birlikte hazırlamalarının, olaya farklı renkler ve boyutlar katacağını hatırlatırım…

Yorum Yazın 06.08.2007

Çocuklar eğlenerek de yemek zevki kazanabilir!

Çocuklar eğlenerek de yemek zevki kazanabilir!

Biz anneler sürekli olarak çocuklarımızı doğru ve yeterli besleyip besleyemediğimiz konusunda endişe duyarız. Bu endişe çevresel baskıların da etkisi ile bir çığ gibi büyür. Bir de bakmışsınız ki, yemek saatleri hem siz hem de çocuğunuz için işkenceye dönüşmüş. Bunu engellemek elimizde… Nasıl mı?

Dr. Sibel Özilgen’in, “Eğlenceli Beslenme Kitabı” adlı eseri, çocuklara, ailelere ve eğitimcilere aktivitelerle beslenme eğitimi kazanmaları için fırsat tanıyor. Kitabın ilk ölümünde beslenmenin ve beslenme eğitiminin temel unsurlarını, ikinci bölümünde bu bilgileri çocuğa aktarmakta kullanabileceğiniz katılımcı aktiviteleri, son bölümünde ise çoğunu çocuğunuzla birlikte yapabileceğiniz kolay ve sağlıklı yemek tariflerini buluyorsunuz… Kitaptan yola çıkarak, biz de okul öncesi dönemde beslenmenin temel ilkelerini doğru bilmenin ve bunları çocuklarımıza doğru metotlarla aktarabilmenin keyfini nasıl çıkarabileceğimizi Özilgen’den dinliyoruz…

EĞLENEREK BESLENMENİN İPUÇLARI
Okul öncesi çağdaki çocuklar öğrenmeye açık ve istekli olurlar. Ve duyduklarından çok gördükleri, dokundukları, test edebildikleri şeyleri; kısacası birebir yaşadıklarını öğrenirler, hatırlarlar ve taklit ederler. Bu yaşlarda alınan eğitimin sonucunda geliştirilen alışkanlık ve davranışların büyük bölümü yetişkinlik dönemine de taşınır. Erken yaşlarda verilecek doğru beslenme eğitimi, çocukların sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlıkları edinmelerinde ve bunu hayatları boyunca uygulamalarında yardımcı olur.

Yapılması gereken en önemli şey, onlara daha çok küçükten doğru beslenme alışkanlıklarını kazandırmak… Çocuk, yetişkinlik yıllarına taşıyacağı beslenme davranışlarının büyük bir kısmını okul öncesi çağlarda geliştirir. Çocuğun doğru beslenme davranışı geliştirmesi kısa vadede yemek seçmesini, orta ve uzun vadede ise yanlış beslenmeye bağlı sağlık problemleri yaşamasını engeller. Peki, bunu nasıl yapacağız? İşte burada ayna bize doğru dönüyor. Çocuğun beslenme alışkanlıkları edinmesinde ailenin ve gittiği okul öncesi kurumdaki eğitmenlerin beslenme bilinç ve davranışları çok önemlidir. Çocukların doğru ve sağlıklı beslenme davranışları kazanmalarında benimsenmesi gereken temel unsurlar eğitim, olumlu yaklaşım, sabır ve zamandır.

Devamını okuyun…»

Yorum Yazın 06.08.2007

Çocuğunuz için sağlıklı beslenme önerileri

 Çocuğunuz için sağlıklı beslenme önerileri
Sağlıklı bir beslenme daha yemek hazırlama aşamasında başlar: Teflon tavalarda mutlaka yağlı kağıt kullanın, alüminyum folyodan uzak durun

Prof. Dr. Murat Tuncer; aileler için hazırladığı ‘Çocuk Sağlığı Rehberi’ adlı kitabında yer verdiği beslenme önerilerini anlattı:

ÇOK FAZLA DENİZ ÜRÜNÜ YERSE METAL ZEHİRLENMESİ YAŞAR

* Çocuklara yemek hazırlarken dikkat edilmesi gereken önemli noktalar neler?
* Özellikle et gibi yoğun protein ve yağ içeren malzemelerin pişirilmesinde; teflon tavalar ve floroid içeren yapışmaz yüzeyler kullanıyorsanız tavanın içine mutlaka yağlı kağıt koyun.

* 180 derecenin üzerindeki ısı, yağın ve şekerin yanarak akrilamit denilen kanserojen bir maddenin açığa çıkmasına neden olduğundan; böyle üretilmiş ürünleri (bebe bisküvileri, cips ve kızarmış patates gibi) sınırlı miktarda tüketin. Evinizde kek yaparken yüksek ısılarda pişirmeyin.

* Malzemenizi alüminyum bazlı kağıtlara sarmayın. Alüminyum alımı, uzun yıllar içinde bazı öğrenme bozukluklarından ve hafıza kaybından sorumlu tutuluyor.

* Çocuklarınıza çok sık aralıklarla deniz ürünleri yedirmeyin. Maalesef, deniz ürünleri bazı ağır metaller içerdiğinden sık tüketildiğinde ciddi ağır metal zehirlenmelerine yol açabilir.

* Çocuklarınıza hiçbir yaşta sosis-salam gibi etler, konserve (balık dahil), sakatat (özellikle beyin), kolalı içecekler, hamburger türü fast food yiyecekler ve bunların ekmek çeşitleri (demir emilimini bozmaları nedeniyle) ile çikolata yedirmeyin.

TUZ İYOTLU OLSUN

* Özellikle denizden uzak yerleşim yerlerinde yaşayan çocuklar ve erişkinler iyot alımında eksiklikler göstermektedir. Bu nedenle iyotlu tuz kullanın ve yemek pişirirken değil, mutlaka piştikten sonra yemeğe tuz ekleyin. Aksi halde tuzdaki iyot, pişme anında yok olur. İyotlu tuzunuzu kapalı bir kavanozda ve güneşten uzak tutun.

* Bebeğe hangi tür emzik kullanmak daha doğru?
Bebeğinize ilk ay sonuna doğru emzik verebilirsiniz. Bebek, emziğini kendi seçecektir. Her tür emziği deneyebilirsiniz. Kauçuk emzikler kullanıldıkça nitrozanim denilen kanserojen bir madde oluşabileceği için, her ay yeni bir emzikle eskisini değiştirin. Eğer kullandığınız emzik silikonsa her üç ayda bir değiştirmeniz önerilir.
Devamını okuyun…»

Yorum Yazın 29.07.2007

En sık görülen 10 önemli ev kazası

 En sık görülen 10 önemli ev kazası
1- İlaçlar: Özellikle çocuklara ilginç gelen küçük şekerlemelere benzeyen kalp ilaçları geri dönüşü olmayan zehirlenmelere yol açabilir. Aspirin, flor ve demir tabletleriyle olan zehirlenmeler de ciddi sorunlara neden olabilir. Hayvanlar için kullanılan parazit ilaçları ile bitkiler için kullanılan organik fosfor bileşenleri, yaşamı tehdit eden zehirlenmelere yol açabilir.

2- Boğulmalar: Ortada bırakılan yarı dolu bir temizlik kovasında bile çocuklar birkaç saniye içinde boğulabilir. Bu nedenle havuz, su kovası, küvet gibi tehlikeli noktalara dikkat edilmeli. Doğalgaz zehirlenmeleriyle boğulmalar da dikkate alınmalı.

3- Düşme ve Çarpmalar: Çarpılan veya kafanın vurulduğu yerin kütlesel gücü yüksek değilse ciddi bir sorun yaratmaz. Ancak kolon, kiriş ve seramik gibi kitlesi yoğun yerlerdeki özellikle kafa çarpmalarında kısa ve uzun sürede ortaya çıkabilecek ciddi komplikasyonlar görülebilir.

4- Yanıklar: Çocuklu evlerde kural olarak ocağın uzak alanları kullanılmalı. Kaynar su, süt ve çay yanıkları en sık görülen kazalardan.

5- Kimyasal yemek borusu yanıkları: Deterjan ve lavabo açıcılar ağza alındıktan sonra geri dönüşü olmayan yanıklara neden olur; çocuk kurtulsa bile ömür boyu yapay bir yemek borusuyla beslenmek zorunda kalabilir.
Devamını okuyun…»

Yorum Yazın 29.07.2007

Üstündeki ‘maşallah’ en tehlikeli cisim olabilir

 Üstündeki ‘maşallah’ en tehlikeli cisim olabilir
Evler çocuklar için tuzaklarla dolu! Oysa alacağınız küçük önlemlerle çocuklarınızı ev kazalarından koruyabilirsiniz. Örneğin; merdivenli evlerde yürüteç kullanmayın, nazar boncuklarını çengelli iğnelerle takmayın ve balkon kapılarıyla pencerelere dikkat edin!

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sindirim Karaciğer Hastalıkları ve Beslenme Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ender Pehlivanoğlu; çocukları ev kazalarından korumak için önemli ipuçları verdi:

* Yaz aylarında çocuklarda en sık görülen kazalar neler?
Bu mevsimde hava sıcaklığına bağlı susama hissinin artması sonucu zararlı sıvı ve maddelerin içilmesi ile dışa dönük ve hareketli yaşamın getirdiği düşme, yaralanma ve boğulma gibi olaylara çok sık rastlıyoruz. Kaza olarak tanımlanmasa da sinek, böcek, yılan ve akrep sokmaları da diğer önemli durumlardır.

* Çocuklar görünmez kazalara neden bu kadar yatkın oluyor?
Bebek doğduğu andan itibaren çevresindeki cisimleri emme yeteneğine sahiptir. Bu yetenek, doğanın bebeğe verdiği olağanüstü bir ödüldür. Beslenme ancak bu sayede mümkün olur ve bebek anne memesinden gerekli besinleri böylece alır. Zeka, yürüme, oturma ve konuşma gibi beceriler henüz gelişmemiş olsa da; emme, bir refleks olarak doğumdan itibaren vardır. Bu nedenle yenidoğan, çevresindeki tüm cisimleri emer. Emekleme ve yürüme dönemlerinde halı ve döşeme üzerinde bulduğu çok küçük cisimleri ele geçirir ve ağzına götürür. Kısacası tehlikelerin boyutu ve sayısı artar.

ÇENGELLİ İĞNE TAKMAYIN

* Evlerin görünmeyen tehlikeleri nelerdir?
Bebek ve çocukların en sık yuttukları cisim metal paralardır. Çeşitli büyüklükteki paralar, yuvarlak oldukları için kolaylıkla yutulur ve genellikle göğüs ortasında bir yerde yemek borusuna takılır. Küçük oyuncak parçaları, legolar, metal çivi, vida, anahtar, kalem ve boya parçaları diğer çok yutulan katı cisimlerdir. Plastik ve madeni cisimler eğer kesici ve delici değillerse, ani olarak zararlı etki göstermezler. Fakat küçük saat pili gibi bebek için çekici, yutulması kolay ve masum görünümlü cisimler ne yazık ki mide içinde asidin sindirici etkisiyle açılarak, içlerinden zararlı ve zehirli maddeleri sızdırır. Bu durumda mekanik etkiden çok, kimyasal etki önem kazanır. Zehirlenmenin yanı sıra organda delinme ortaya çıkabilir. Yenidoğan bebekleri bekleyen bir başka tehlike aile yakınlarının mutluluk için taktıkları altın parçaları, maşallahlar ve çengelli iğnelerdir! Bebek emme refleksi sayesinde giysi veya yastığına tutturulmuş iğneyi ağızla açar ve çoğu zaman altın ve iğneyi birlikte yutar. Bu durumda açık olan iğne ucu yemek borusu veya mideye saplanır. Kısacası mutluluk felakete dönüşmeye başlar!

* Para veya diğer madelleri yutan çocuklar nasıl tedavi edilmeli?
Bu konuda en kolay tanı yöntemi bebeğin radyolojik olarak incelenmesidir. Metal cisimler röntgende kolaylıkla görülür. Fakat plastik, kumaş veya yumuşak cisimler röntgende görünmedikleri için endoskop adı verilen fiberoptik aletlerin yardımıyla bulunurlar. Sert ve keskin maddeler kusturularak kesinlikle çıkartılmamalıdır. Çengelli iğne bu bakımdan en riskli cisimlerden biridir. Endoskop adı verilen cihazla, yenidoğan bebeklerde dahi birkaç dakikada yabancı cisme ulaşarak vücuda zarar vermeden bu cismi dışarı çıkarmak mümkündür. Madeni para gibi yuvarlak, kaygan ve midede erimeyen maddeler 24 saatten daha uzun süre mide içinde durmaktaysa mutlaka çıkartılmalıdır. Eğer zararsız kabul edilen madde mideyi terk etmişse, çocuk ve bebeğin dışkısı sürekli gözlenerek, yabancı cisim vücuttan çıkıncaya kadar kontrol altında tutulur.
Devamını okuyun…»

Yorum Yazın 29.07.2007

Yazın çocuk sağlığı için 10 önemli başlık

 Yazın çocuk sağlığı için 10 önemli başlık

1- GÜNEŞ: Güneş çarpmasına karşı; güneşin etkisinin azaldığı sabah saat 11.00 ila akşamüstü 15.00 arası dışında kalan saatlerde dışarı çıkmamaya özen gösterin. Ultraviyole ışınlarının kanserojen etkilerinden korunmak için gerekli önlemleri alın, güneş kremleri kullanın. Çocuklar sürekli bir saatten fazla güneşte kalmamalı, ilk bir yaştaki bebekler koyu gölgede tutulmalı.

2- SICAK ÇARPMASI: Güneş olmasa bile sıvı alınmadan yüksek ısıda kalmak, çocuk sağılığını tehdit edebilecek olaylara neden olur. Bu nedenle, bebekler kapalı ve sıcak ortamlarda bırakılmamalı. Uzun süre güneşte kalınmamalı. Yeterli sıvı ve elektrolit alınmalı.

3- BESLENME: Ağır yağlı beslenme tarzından kaçınılmalı. Bol sıvı ve özellikle meyve suyu tüketilmeli. Yoğurt ve ayran tüketimi artırılmalı.

4- KAZALAR: Ev kazaları, trafik kazaları ve suda boğulma gibi tehlikeler konusunda gerekli önlemler alınmalı. Balkon kapılarının sıcak nedeniyle açık bırakılması, 1-5 yaş arasındaki çocuklar için ciddi tehlikedir. Arı sokma alerjisi hikayesi bulunan aileler, mutlaka gerekli önlemleri alarak tatile çıkmalı.

5- TATİL ÖDEVLERİ: Belirli aralıklarla çocukları sıkmayan alıştırma ve hatırlatmalar yapılmalı. Kitap okuma alışkanlığı artırılmalı. Oyuna yeterli zaman ayırılmalı.

6- AİLE BAĞLARI: Yıl boyunca birlikte yapılamayan aktivitelere ağırlık verilmeli. Aile bağlarının ve aile için iletişimin güçlenmesi için fırsatlar değerlendirilmeli.

7- YAZ İSHALLERİ: Besin zehirlenmeleri ve enfeksiyon ishallerini önleyebilmek için gerekli hijyen koşullar sağlanmalı. Dışarıda yemek yenen ortamlar konusunda seçici olunmalı. Anne sütü alan bebekler yaz ishallerinden büyük ölçüde korunacaklarından, anne sütüne yazın mutlaka devam edilmeli.

8- SEYAHAT VE TRAFİK KAZALARI: Uçak seyahatlerinde işitme kayıplarına yol açabilen ‘barotravma’ konusunda gerekli önlemler alınmalı; çocukların burun ve geniz yolları burun spreyleri ve diğer önlemlerle açık tutulmalı. Kara seyahatlerinde çocuklara mutlaka emniyet kemeri takılmalı. Yaşı uygun olmayan çocuklar hava yastıklarından korunmalı

9- HAVUZ VE DENİZ: Havuzun hijyenine dikkat edin. Emziren anneler, havuzdan çıkınca çok iyi temizlenmeli (özellikle memeler) ve bebeklerin havuz suyundan etkilenmeleri önlenmeli.

10- TELEVİZYON: Televizyonun çocuklar üzerinde olumsuz etkilerinin, olumlu etkilerinden fazla olduğu düşünüldüğünde; çocuklara gelişimlerine uygun programlar kısa süreli olarak izletilmeli. İki yaşına kadar çocuklar her türlü televizyon programından uzak tutulmalı. Obeziteyi teşvik edeceğinden sportif aktivitelere zaman ayırabilmek için, televizyon karşısında geçirilen zaman kısıtlı olmalı. 
 

Yorum Yazın 29.07.2007

Bakıcı bulmanın en kolay 10 yolu

 Bakıcı bulmanın en kolay 10 yolu
Çalışan annelerin en büyük sorunu doğru bakıcıyı bulmak! Ama bazı ‘püf noktalara’ dikkat ederek isabetli seçim yapabilirsiniz. Düzgün diksiyon, tanıdık birinden referans ve en önemlisi çocuğunuzun onun yanında huzurlu olması doğru bakıcıyı bulduğunuzun göstergelerinden birkaçı…

Prof. Dr. Murat Tuncer; mükemmel anne-baba olmak isteyen aileler için hazırladığı ‘Çocuk Sağlığı Rehberi’ adlı kitabında ailelerden kendisine gelen soruları ve önerilerini anlattı. Tuncer çocuk için doğru bakıcı bulmak için 10 püf noktası olduğunu anlattı:

1- Bakıcı seçerken mutlaka diksiyonunun düzgün olmasına dikkat edin. Çünkü özellikle bebekler, yedinci aydan itibaren çevresinde konuşulan dili öğrenmeye başlar ve hafızalarına her şeyi kaydeder. Yakınlarında birlikte oldukları kişinin konuşmasının bozuksa, ilk kelimelerden itibaren aynı yanlışları bebeğinizde de görebilirsiniz. Yani diksiyon önemli!

2- Bir bakıcıda aramanız gereken en önemli vasıf, çocuklara karşı gerçekten sevgi dolu olmasıdır. Çocuğa yönelik sert uyarılar, onu sevgi yoksunu yapabilir. Bakıcılar nedeniyle otistik bulgular gelişen bebek sayısı hiç de az değildir. Bakıcının cinsel organına vurarak cezalandırdığı çocuklarda, ergenlik döneminde önemli sorunlar ortaya çıkabilir.

3- Bir bakıcıyı işe alırken mutlaka çok iyi tanıdığınız birinin referansını arayın ve ona göre kararınızı verin.

4- Yeni işe başlayan bakıcınızla gerekirse izin alarak bir süre birlikte evde olun ve çalışmasını gözleyin.
Devamını okuyun…»

Yorum Yazın 29.07.2007

Annesinden 5 günden fazla ayrı kalmasın

Annesinden 5 günden fazla ayrı kalmasın
 İş veya tatil nedeniyle olabilecek anne-çocuk ayrılıklarını 5 günle sınırlı tutmak daha uygundur. Bunun üzerindeki ayrılıklarda bebeğinizi yanınızda götürün. İleride bu seyahat sizinle çocuğunuz arasında çok önemli tatlı anılar olarak kalacak ve iletişimizi güçlendirecektir. Eğer zorunlu olarak daha uzun bir ayrılık planlıyorsanız; seyahatten birkaç hafta önce evde iki bilgisayar kurup MSN veya skype gibi bir erişimle, bebekle görüntülü olarak konuşun. Daha sonraki birkaç günde başka bir evden aynı iletişimi kurun. Bu, bebeğiniz tarafından siz uzaklaşmadan uyguladığınız bir oyun olarak algılanacaktır. Seyahatteyken aynı iletişimi bulunduğunuz yerden sık sık, mümkünse her gün bir veya iki kez uygulayın ve onunla görüntülü olarak konuşun. Döndüğünde sizinle daha iyi iletişim kurabildiğini görecek ve ayrılığın zararlı etkilerini böylelikle en aza indireceksiniz. 
 

Yorum Yazın 29.07.2007

Eyvah çocuğum seekkss konuşuyor!

 Eyvah çocuğum seks konuşuyor!

* Çocuklar seekkss hakkında neleri bilmeli?
Çocuklara yaşlarına göre seks konusunda verilebilecek bilgiler farklıdır. Bu konuda evrensel doğrular olmadığı gibi her ailenin yaşam felsefesi ve anenevi değerleri de öne çıkmalıdır. Verilen bilgiler mutlaka doğru olmalı. Ancak her doğru bilgi, çocuğa direkt olarak verilmemeli. Örneğin cinsel birleşmenin ne olduğu; adolesan (ergenlik) öncesi bir çocukta tamamen farklı şekilde algılanıp, yaşam boyu korkular uyandırabilir. Çocuklar 3 yaştan itibaren farklı cinslerini ayırt edebilir. Ancak cinsellik, adolesan dönemin başlangıcında ortaya çıkmaya başlar. Seksüel bir olaya kitap veya televizyonda şahit olmak, adolesan öncesi bir çocukta inanılmaz boyutta farklı bir algılama yaratabilir. Bu dönemde cinsiyet organlarına olan ilginin cinsellikle bir ilgisi yoktur. Adolesan dönemde farklı seksüel davranışlar konusunda ilgi artar. Çocuğun, merak ettiği bu konuları doğru olarak ailesinden duymasında yarar vardır. Arkadaşlar arasında öğrenilen konuların çoğu yanlış bilgilerden oluşur.

* Çocuk mastürbasyon yapıyorsa aile nasıl tepki vermeli?
Her iki cinste de olabilir. Erken yaşlardaki mastürbasyonun, cinsel duygularla bir ilişkisi yoktur. Çocuklar oyalanmak istediklerinde, örneğin uyumaları için zorlandıklarında kendilerini oyalamak için bu farklı histen yararlanır. Bu konuda kesinlikle ayıplayıcı ve cezalandırıcı olunmamalı. Çocuğu başka bir konuyla oyalama yolunu tercih edin. Sevgi yoksunluğunda, anne ve babanın uzakta olması durumunda ve aile içi problemlerde bu durum daha yoğun yaşanır. Bu problemler çözülürse sorun hafifler.

 CİNSELLİK DÜRTÜLERİ BAŞLARSA AŞIRI TAVIR GÖSTERMEYİN!

* 2.5 yaşında bir kızım var. Bu yaz tuvalet eğitimi vermiştim. Ama bir hafta önce idrar yolu enfeksiyonu oldu ve altına kaçırmaya başladı. Şimdi tedavisi bitti, artık çişini söylemiyor ve bezleniyor!
Eğer idrar tetkikleri tamamen normale dönmüşse ona zaman tanıyın ve sabırla bekleyin. Düzelecektir. Çok uzarsa idrarını mutlaka tetkik ederek izleyin. Kesinlikle zorlama ve onu suçlar bir davranışa girmeyin.

* Kızım kaka yapmaktan korktuğu için kabız olmuştu. Sabahları aç karnına iki tatlı kaşığı zeytinyağı vermemiz önerildi. Zeytinyağını bir aydır içiriyoruz ve işe de yaradı. Ama devamlı içirmemiz bir sorun yaratır mı?
Sorun olmaz ancak bir süre daha kullanıp yavaş yavaş azaltın. Kaka alışkanlığı yerleşince sorun olmayacaktır. Eğer sorun tekrarlarsa zeytinyağına devam edin.
Devamını okuyun…»

Yorum Yazın 29.07.2007

Onceki Yazilar


RASTGELE YAZILAR

  • Kıraç - Kan ve Gül
  • Saçlarınızı Doğru Fırçalayın
  • Saçlarınız yaza hazır mı?
  • Windows vista tema
  • Kurtlar Vadisi Pusu 13.Bölüm Download
  • Proje Değerlendirme - öz Değerlendirme -Öğrenci Ürün Dosyası Performans Değerlenlendirme
  • Amerikan usulü diyet
  • Serial SATA Harddikste Windows Nasıl Kurulur?
  • Borsada işlem yaparken doğru zamanlama yapmaya özen gösterin
  • Koruyucu sürmeden sokağa çıkmayın!
  • Beşiktaş Hazır / SMS Mesajları
  • KADER
  • Ertelenmiş Hayatlar 1. Bölüm İndir
  • Elveda Rumeli Oyuncu Kadrosu
  • Cep Telefonları - Melodiler - Oyunlar
  • Bilim Teknoloji ve Saglik

    Cocuk Arsivi

    Kadin Arsivi

    Erkek Arsivi

    Cinsellik

    Msn-Yahoo ICQ Messenger

    Ekonomi, Finans, Borsa

    Egitim-Ogretim

    Bilgisayar Donanim-Hardware Yazilim-Software Yardim

    Teknik Destek

    Program Arsivi

    Oyun Arsivi

    Cep Telefonlari Melodiler Oyunlar

    Animasyonlar Linkler VideoLar

    Mp3 Arsivi

    Sarki Sozleri

    Digital Uydu-Frekans-Guncel Key

    Kultur Ve Sanat

    Enterasan Sozler

    Ilginc-Tuhaf

    Islam ve Insan

    Webmaster | Web tasarim

    ALT MENU

    Etiketler

    Arşivler

  • UserOnline

  • Most Users Ever Online Is On

    Users: 2 Guests, 1 Bot
    1 User Browsing This Page.
    Users: 1 Guest

    SON UYELERIMIZ

  • ISTATISTIKLER

    • Toplam Üye Sayısı: 14432
    • Toplam Mesaj Sayısı: 68672
    • Toplam Konu Sayısı: 30991
    • Toplam Kategori: 31
    • Toplam Bölüm: 902
  • TAKViM

    Eylül 2008
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Ağu    
    1234567
    891011121314
    15161718192021
    22232425262728
    2930  

    KATEGORiLER